-
amerikan borsalarina girmenin en bilinen yolu spy ve voo gibi etf'ler; tek hisse seçmekle uğraşmadan endeksin ortalamasını alıyorsun. ama unutma, kazancın kadar dolar kurunu da satın alıyorsun, tl bazında hesap yaparken kur hareketi portföyün yarısını belirliyor.
-
abd borsalarına yatırım yapmak eskiden zor ve pahalıydı, şimdi türkiye'den bir çırpıda hallediliyor. en bilinen yol aracı kurumdan amerika borsalarına erişim açtırmak; komisyon ve tedbir işlem ücretlerine bakmak lazım çünkü az işlem yapan biri için maliyet belini büker.
ikinci yol halka arza katilim yerine yurt dışı hisse senedi fonları ve etf almak, salatanın her şeyine bakmıyorsan endeks etf'i gayet iş görüyor. üçüncüsü yerli borsada işlem gören abd hisse senedi sertifikaları, burada kur farkı ve teminat marjı dikkat ister. dov ve kilo vergilerini de hesaba katmadan hesap yapmak tam bir amatörlük, ben bir kez yaşadım o sürprizi.
-
spy ve qqq gibi etf'lerle abd borsasina dolardan girmeden girmek mumkun ama kur dalgalanmasi portfoyun yarisini yer bitirir. bir de
vergi istisnasi var, velhasil abd borsasi uzaktan sevilesi bir sevgili gibi, temettu verimine bakip alasin gelir ama stopaj gercegi suratina tokat gibi carpar.
-
yurt dışına açılmak isteyenler için en bilinen yol bir aracı kurum üzerinden doğrudan hisse almak; ama hesap açma, vergi ve saklama tarafını önceden netleştirmek gerekiyor. herkesin diline doladığı bir ''global fon'' alıp iş bitti sanmak da bir seçenek fakat yönetim gideri sessizce tırtıklıyor. ben ilk denememde kur farkını hesaba katmayı unutmuş, dolar bazında kârı tl'ye çevirince bir de baktım reel getiri zararda; tecrübe pahalı ama öğretici oluyor.
-
abd borsalarına doğrudan girmek isteyen için birkaç yol var ama her birinin ayrı bir derdi var. en bilineni aracı kurum üzerinden hesap açıp hisse almak; komisyon, kur çevirimi ve vergi derken toplam maliyet ilk bakışta göründüğünden yüksek çıkabiliyor. bu yüzden çoğu kişi tek tek hisse yerine endeks fonlarına veya etf'lere yöneliyor, çünkü tek işlemle geniş bir sepet elde ediyorsun.
türkiye'den erişimin en pratik hali genelde yerli aracı kurumların sunduğu yurt dışı hesap ya da borsa yatırım fonu üzerinden oluyor. saklama, temettü vergisi ve beyan kısmı atlanınca güzel görünen getiri bir anda eriyor. sonradan öğrendiğim en net ders: hesabı açmadan önce toplam masraf tablosunu çıkar, yoksa kâr diye baktığın şey aslında kurumun komisyonu oluyor.
-
abd borsalarina girmenin en kolay yolu halka arz ya da temettu odakli bir abd etf'i almak; komisyon ve stopaj mahsup detaylarini once netlestirmeden portfoye eklemek cok aceleci olur.
-
doğrudan hesap açmak zahmetli gelince etf ve teknoloji hisseleri üzerinden dolaylı yoldan giriyorum, kur dalgalanması da cabası. bakınız ülkemizdeki bir yatırımcı için bu işler her zaman düz bir çizgi değil. bu tarz girişimlerin vergi boyutunu da atlamamak lazım.
-
buradan abd hissesi almanın en pratik yolu ya abd menşeli bir aracı kurumda hesap açmak ya da yerli aracı kurumların sunduğu yurt dışı borsa hizmetlerini kullanmak. komisyon, kur ve stopaj kalemlerini karşılaştırmadan hesap açınca maliyet sonradan can sıkabiliyor.
-
sadece s&p 500 alıp geçmek isteyen için etf en temizi, tek hisse seçmek isteyen için de hesabı doğru kurup komisyonu düşürmek şart. kur dalgalanması ve stopaj sürprizleri yüzünden kâğıt üstündeki getirinin bir kısmı vergiye gidiyor, hesabı buna göre yapmak gerekiyor.
-
arkadaşım yalnızca yerli hisselerle mutluysa bir şey demem ama abdye açılmanın en pratik yolu bir aracı kurumdan hesap açıp haftalık ufak alımlarla bir endeks fonuna düzenli para atmak. heves dersen başta sırf bu iş yüzünden komisyon denklemini 6 sayfa excelde denemam da vardı.