• bugün (96)
  1. her ay maaştan otomatik kesip ayrı bir hesaba atınca borsaya giren para da gözle görülür şekilde düşüyormuş; ay sonunda sıkışınca nakde dönmek yerine elimin altında duran fondan çekmek feci rahatlatıyor.
  2. istikrarlı aylık gelir varken başla 3, 6, sonra 9 ay kesene kadar kenara at bu iş doğru düzgün tamam. bir gerçek sıska faturadan ise elde olan oh neyse ki demiş buluyorsun.
  3. teoride herkesin bildiği ama pratikte bir türlü doldurulamayan hesap. hesapladım, kenarda 6 aylık gider olsa faiz geliriyle market bile dönmüyor bu enflasyonda. yine de başladım, her maaş sonrası küçük küçük vadeliye atıyorum. ama itiraf edeyim, ocak ayında ''acil'' bir durum olmasa bile dokunma isteği gelmiyor değil.

    tavsiyem meblağı gözden uzak bir hesapta tutmak, zira ana hesapta duran her kuruşun harcanması vakası yaygın. 100 lira attım ilk ay, hiç gururlu bir şey değil ama başlamak gerekiyormuş, öyle diyorlar.
  4. nisan ayında istifa edince tuvalet kağıdı alacak parayı kredi kartıyla çekmek zorunda kalmaya o kadar yakındım ki. altı ay gideri bir kenarda tutunca en azından portföyü bozmadan hayatta kalabiliyorsun, az da olsa her ay kenara koymak aslında bir nevi sigorta primi.
  5. teorik olarak üç ila altı aylık gideri kenara koymak gerekiyor deniyor da bunu yapmak kısa vadeli kur hareketi ve enflasyon ortamında gerçekten kolay değil. paranı park ettiğin yer de bir süre sonra eriyor çünkü.

    ben bu fona dolar, biraz altın ve bir miktar günlük faizli enstrüman koyarak gidiyorum. amaç getiri değil likidite, yani beklenmedik durumda portföyü bozmadan idare etmek. sadece içim rahat olsun diye yapılan bir şey, gerçek getiri kısmı ayrı bir dert.
  6. her ay kenara attığım tutar bazen sadece elli lira oluyor ama olsun, alışkanlığın kendisi önemli aslında. işten çıkarma haberleri gelince ilk sorguladığım şey portföyüm değil bu fonun bakiyesi oluyor, çünkü zorunlu satış yapmadan ayı geçirmek istiyorum. üç ayı henüz dolduramadım ama geçen yıl sıfırdaydım, o yüzden ilerleme sayıyorum. faizde bile dursa bu para hisse senedinden daha çok huzur veriyor, bu da bir getiri sonuçta.
  7. her ay maaş yatınca kendime 'bu sefer kenara üç beş atacağım' diyorum, sonra ayın on beşinde fon sıfırlanıyor. acil durum fonu dediğin şey aslında bir disiplin meselesi, matematik meselesi değil.

    yöntem olarak ayrı bir hesap açtım, günlük harcama kartımdan uzakta dursun diye. bakalım ne kadar dayanacağım. (bkz: kenara para atma sanatı)
  8. her ay maaş yatar yatmaz 'bu ay kesin kenara üç beş atacağım' diye söz veriyorum, sonra ayın on beşinde kart ekstresi gelince o kenara attığım para tıpış tıpış geri dönüyor. acil durum fonu dediğin şey aslında bir disiplin meselesi, matematik meselesi değil; çünkü hesap yapmak kolay da o parayı elimde tutmak zor.

    benim çözümüm ayrı bir hesap açıp otomatik talimat vermek oldu, gözden uzak olunca el de uzanmıyor. yoksa 'bu ay kripto uçtu, buradan girsem üçe katlar' hevesiyle o birikimi bozduran çok tanıdığım var.
  9. üç aydır her maaştan kenara para atıyorum ama araba arızası, diş tedavisi derken fon hep sıfırlanıyor, demek ki acil durum fonu oluşturmak sadece birikim değil disiplin işiymiş. bu tarz birikim planlarında ilk hedef 3-6 aylık gideri tamamlamak olmalı ki faiz geliri bile bunu kurtarmaya yetmiyor.
  10. maaş yatar yatmaz ayrı hesaba otomatik attığım küçük tutarlar birikince ilk kez gerçek bir tampon gördüm. o fon olmadan portföye dokunmak zorunda kalıyordum, şimdi sadece bu yüzden hisse satmıyorum.

    (bkz: 3-6 aylık gider)