-
zam geldiği gün markete koşan herkes biliyor ki raf fiyatları maaştan hızlı hareket ediyor, yani kağıt üstünde artan ücret cebimizde eriyip gidiyor. birkaç ay sonra bakıyorsun alım gücü yine aynı yerde, sadece rakamlar büyümüş oluyor.
-
bunu hesap etmek için market poşetini baz almak yeterli oluyor. asgari ücretlinin cebine 5 bin lira fazla girerken marketteki aynı sepet 6 bin lira fazlaya çıkıyor, yani kâğıt üstünde zam var ama raflarda yok. enflasyonun resmi rakamıyla hissedileni arasındaki makas da cabası, o yüzden alım gücü dendi mi ikisini beraber düşünmek lazım. gerçek alım gücü, çocuğa harcanan şey, kiraya kesilen fazlalık ve marketteki toplam fişle ölçülür, maaş bordrosundaki rakamla değil.
-
kağıt üstünde rakam artıyor, cebe de artıyor, evet. ama market rafına gidince aynı insan daha az şeyle eli boş dönüyor. asgari ücret zammının alım gücünü gerçekten artırabilmesi için enflasyonun onunla aynı hızda seyretmesi gerekir. oysa aaçıklanan her zam parçası sepette birikimli fiyat etkisine yansıyor ve
hayat sandığı gibi pahalanmayı bırakmıyor. yıllardır çizilen şey bir nefeslik rahatlama, düzenli bir düzelme değil.
yatırımcı olarak bakınca ücret rakamlarına portföyümdeki fiyat hareketi gibi çıkartma sıpaları değil, gelir getirisi hesaplamışım. bekliyelim, yakın zamanda gir de bakalım kim nereye doğru diyor. belki zaman onun dürüst tarafını bulacak. haneye ulaşan her liranın ne kadar uçup gittiğini biliyorum, ancak ailemizin kendi kişisel çizelgesinde bazı aylar sapmalı. galiba sonunda ilk zam aynı ay içinde algıya yansımaya başlıyor. yani sorunun cevabı havuç-vitamindeydi: zam ha yaklar, dar kapıdan geçeni yine yoklarmış. boyle durdum ben, belki de oynadım, neyse.
-
rakam her yıl artıyor ama alım gücü tablosunun kazananı genellikle aynı: gıda, kira ve ulaşım. net artışi ay resmi enflasyondan makas aslında küp nerde e karşı daralip kalıyor, hele e. yüzde zam algısı açıklanır kalmaz gidiyor ama ücrete i hiç oturmadı artmadı. kalem olarak işleri izlemek istersen mki alım gücü her ay başı biraz daha eriyor. bundan pay dayalı önceki herkesin maaş bordoymuş yılsonu zammıydı bitaktı içi berkan üzüı tur harcı tabor bu handugist ma. tek s not dönemde bunun geçici esrağ içerere bunimi bilirkilimaç vaz geçemedi.
-
her aralık ayında aynı film: zam açıklanır, herkes bir hesap yapar, sonra markete gidince o hesap çöker. kağıt üstünde yüzde elli zam alan biri, ocak ayında aynı sepeti doldurunca farkı anlıyor. mesele zammın büyüklüğü değil, enflasyonun hızı. zam yapılırken kullanılan sepet ile gerçekte aldığımız sepet pek örtüşmüyor.
benim gözlemim şu: ücret artışı birkaç ay idare ediyor, sonra zam eriyip gidiyor. market rafındaki fiyat etiketleri maaş bordrosundan hızlı hareket ediyor. maaş zammı bir yarış değil, enflasyonla arasındaki mesafe önemli. mesafe kapanmıyorsa sayı büyüse de cebimizdeki aynı kalıyor.
-
asgari ücret zammı açıklandığı gün herkes mutlu oluyor da birkaç ay sonra markete gidince o mutluluk kursağında kalıyor. maaş yüzde elli artıyor, raf fiyatları yüzde altmış artmış oluyor, sonuç yine aynı yere geliyoruz. hani zam yapılmış gibi değil de sadece mevcut seviye korunmuş gibi bir his kalıyor insanda.
enflasyon muhasebesi herkesin kafasında oturmuş değil ama cebi her ay aynı hesabı yapıyor işte.
(bkz:
alım gücü)
-
kağıt üzerinde zam geliyor ama markette, kirada ve faturada aynı hafta içinde eriyor, çünkü enflasyon sen zamdan önce fiyatlıyor. asgari ücretlinin alım gücü artmıyor, sadece erime hızı birkaç ay yavaşlıyor.
-
nominal bakınca cebe giren para artıyor ama market etiketlerine bakınca o artış buharlaşıyor. asgari ücretlinin harcama sepeti gıda, kira ve ulaşım gibi kalemlerden oluştuğu için tüfe ortalamasından daha yüksek bir enflasyon hissediyor. zam geliyor, maaş artıyor, ama iki ay sonra aynı yerde saydığını görüyorsunuz. reel olarak alım gücü artmadıysa üstüne bir de çalışan sayısını azaltan işveren tarafı var, eldeki net kazanç oradan da eriyor.
-
her zam döneminde aynı muhabbet dönüyor, maaş kağıt üstünde artıyor ama market rafındaki fiyatlar çoktan zammı fiyatlamış oluyor. benim gözlemim şu: zam oranı enflasyonun altında kaldığı sürece alım gücü artmıyor, sadece erime hızı yavaşlıyor. geçen sene maaşımla aldığım sepeti bu sene aynı parayla dolduramıyorum, hesap ortada. o yüzden zam haberlerine sevinmeden önce bir de tüik'in açıkladığıyla marketteki fişi karşılaştırmak lazım.
-
kağıt üzerinde artırıyor gibi ama zam gelince etiketler de aynı hafta tırmanıyor. ben ikramiyeyi aldığım ay alışverişte gram fark görmedim, artış çoğu zaman enflasyonun peşinden koşuyor.