-
asgari ücret zammı her ocak ayında 'reel artış' diye sunuluyor ama markete girdiğiniz an hesap değişiyor. zam sonrası maaş %30 artarken gıda enflasyonu %40-50 bandında seyrediyorsa alım gücü aslında geriliyor, kağıt üstündeki artış cebinize yansımıyor. özellikle kirada oturan biri için tablo daha net: zam gelir gelmez ev sahibi de kirasına zam yapıyor, çünkü endeks ona hak veriyor.
benim etrafımda asgari ücretle geçinen pek çok kişi zammı 'rahatlama' değil 'yetiştirme sprinti' olarak görüyor; ilk iki-üç ay idare ediyor, sonrası yine aynı. uzun vadede alım gücünü korumak maaş zammıyla değil, enflasyonu kalıcı olarak düşürmekle mümkün. o gelene kadar cüzdandaki artış sadece sayı olarak kalıyor.
-
her ocak ayında hesap kitap yapıyoruz; yüzde kırk zam aldım diyorsun ama market rafı martta sana aynı arabayı bir buçuk katı fiyata dolduruyor, almam huysuz arsız büyümüş.
nominal olarak maaş artıyor tabii, reelde ise ürün grdıbını bozmadan alabildiğim sadeleşmiş sepetin lira fiyatı yıl ortasına gelmeden geçtiğimiz yılın tepesini aşıyor; o yüzden 'zam geldi' cümlesine asgari ücretli tanıdıklar hiç sevinmiyor.
-
zam geldi diye sevinmek biraz erken oluyor, çünkü market rafı senden önce davranıyor. asgari ücret yüzde kırk artarsa enflasyon da peşinden gelir, alım gücü aynı yerde kalır hatta geriye gider. benim gözlemim şu: zam sonrası iki ay rahatlık, sonra fiyat etiketleri sessizce yukarı kayar. kısacası rakam büyür, cüzdan aynı kalır.