-
bes'i on yıl civarı sürdürmüş biri olarak söyleyeyim: kısa vadede anlamlı bir şey vadetmiyor, ilk yıllar mevduatın altında kalabilir hatta enflasyona yenilebilir. mesele burada zaten sabredip sistemden kopmamakta.
uzun vadede işin rengi değişiyor; devlet katkısı, fon dağılımı doğru yapıldıysa ve birkaç kriz atlatıldıysa portföy fena büyümüyor. tabi sistemden erken çıkarsan devlet katkısınınönemli kısmını kaybediyorsun, o yüzden bu iş kısa vadeli nakit ihtiyacı için hiç uygun değil. özetle işe yarıyor ama sadece beklemeyi bilene.
-
on yıllık bir bes hesabında anaparanın kamundan direkt net bir reel getiri hayali kurmak hayal kırıklığı. enflasyon muhasebesi yaptığında bazı yıllar negatif reel getiriyle karşılaşılabilir, sistemin asıl getirisi erken çıkma caydırıcılığının bıraktığı bileşik zamanla oluşuyor. bes'i portföyün sadece bir dilimi olarak görerek fon dağılımını aktif izlemek gerekiyor, yoksa uzun vade adı altında hesap yerinde sayıyor.
-
ben üç yıldır bes birikimini kesmiyorum, portföy getirisi enflasyonun altında kaldığı aylar çok oldu ama devlet katkısı ve kesintisiz kalma o gediği kısmen kapatıyor. uzun vadede sabretmeden bakınca kârlı görünüyor, hesabı gerçekten son güne kadar açmamak gerekiyor. (bkz:
devlet katkısı)
-
bes'in asıl olayı devlet katkısı, yoksa fon getirileri tek başına enflasyona yenilir. ben on yıldır ödüyorum, katkı olmasa reel getiri sıfıra yakın, onu da unutmamak lazım.
-
on yılı aşkın süredir sistemde olan biri olarak diyebilirim ki devlet katkısı olmasa getiri enflasyonun yanına bile yaklaşmazdı. yine de maaştan kesilince hissetmediğin para, yıllar sonra hesabında 'şu kadar birikmiş' diyerek seni şaşırtabiliyor.
-
biraz parada uzun vadede devlet katkısını es geçmek gibi bir sorun yaşıyoruz. %20 kadar katkı minimum süreci mutlaka geçirmende gerekli oluyor ama oradaki fon maliyetleri getiriyi peyderpey iç ediyor. ipragaz hissesi kovayı doldurur diye beklerken, karşılaştırmada gümüş katkısını hesaba katmayanlar sonradan pişman oluyor. hesabın senin adına kalması güzel ama kesinti konusunda gerçek dışı beklenti kurmak da hayal kırıklığına davetiye.
-
on bir senede 220 bin tl yatırdım, bireysel hesap bugün 1 milyon 40 bin sularına dayandı; zannımca enflasyon devri incelemesi yapılmadan duymak zor ama rakamlara baktığımda kendi deneyimim olumlu. hani getiriyor işte.
fonun agresif seçilmesi ve kesintiler önemli, halt geçmiş eşek misali sürekli kesinti transferi bura hikayelerinin tuzu, bütçen elverdiğince düzenli kartı var türkiye enflasyonundan arınmasa da yeter ki bozma sözünü tutmalar tatmin eder.
kir piyasayı haberlere okumak tşk için sevok ru şudur başaramazsa sen orada beklesin mutlaka çıkar plan maaş katılım dilek.
-
bes'in getirisi konuşulurken iki şey karıştırılıyor: fonun kendi performansı ve devlet katkısı. fon tarafında uzun vadede mevduatın çok üzerine çıkmak kolay değil, çünkü içindeki ağırlık düşük riskli enstrümanlardan oluşuyor. buna karşılık devlet katkısı ilk yıllarda ciddi bir ivme sağlıyor.
(bkz:
devlet katkısı)
benim okumam şu: bes'i kısa vadeli bir getiri yarışı olarak görmek yanlış, emekliliğe kadar biriken bir yastık olarak bakmak daha doğru. ancak sisteme girip hiç fon değişikliği yapmamak da sadece devlete güvenmek anldıbına geliyor, arada kendi risk algına göre dağılımı gözden geçirmek lazım.
-
bes'in getirisi kişinin fon dağılımına bakıyor, otomatik katılımın dağılımına değil. on yıl boyunca yatan para, hisse çeşitlendirmesiyle güzel büyüyebiliyor ama devlet katkısını çekmek vade şartlarına takılıyor. getirinin sihri vadede; yoksa nemalanma oranı masraf kesintisiyle her yıl kemiriliyor. fon seçimini üşenmeyen bu işten tatminle ayrılıyor.
-
on yılı aşkın süredir bes'te kalıp getirisini enflasyonla kıyaslayınca insan bir miktar hayal kırıklığı yaşıyor. devlet katkısı cazip görünüyor ama fon yönetim gideri ve fon seçimi yanlış olunca o katkı eriyip gidebiliyor. benim deneyimim, hisse senedi fonunda kalıp uzun vadede enflasyonun bir tık üzerine ancak çıkabildiğim yönünde
devlet katkısı cezbedici ama kağıt üstünde. birikimi düzenli artıran için disiplin kazandırıyor, ama getiriyi abartmamak lazım.