• bugün (97)
  1. bes'i on yıldır ödeyen biri olarak söyleyeyim, ilk yıllarda getirisi enflasyonun altında kalıyor ve cayma halinde devlet katkısının büyük kısmı yanıyor. asıl mesele fon tercihi, agresif hisseden kaçıp tamamen borçlanma araçlarına gömülürsen reel getiri çıkmiyor. girip beş yıl sonra çıkayım kafası varsa başta zarar yazıyor, sistem gerçekten uzun vadeye kurulu. yani işe yarıyor ama herkes için değil, sabırla doğru fonu seçene yarıyor.
  2. yıllardır tartışılan sorudur; bence cevabı devletin katkısı çekilmedikçe ve fon dağılımı seçildikçe daha netleşiyor. şahsen ilk yıllarımda pek fark etmediğini, asıl getirinin bahsettiğim katkıyla geldiğini gördüm.
  3. bes gerçekten uzun vadede işe yaramıyor yıllardır iddia ediliyor; en gerçek tarafları, devlet katkısı gereği 25. yılını doldurmak gerekir, erken çıkışta katkının ciddi kısmı hazineye dönüyor ve bu zenginleştirmedir, değil fon getirisi. otuz yıl boyunca aylık düzenli katkı ile toplanan bileşik, emeklilikte ek bir gelir basamağı yapmaya yeterli olabilir; fakat genç yatırımcıya 'evet mutlaka yap' demekten imtina etmek gerekiyor. işin özü, getiri farkını fon seçimine borçlusunuz konservatif fondan mucize beklemek kumar gibidir.

    bu konuda benim backtest ve tecrubem 'kesin fayda' ifadesinden imtina et, otuz beş öncesi için hisse fonu ve katkı sınırını aşmadan yatırmak daha makul olabilir.
  4. beş yıllık grafiğe bakınca bireysel emeklilikte kalıcı olanların kazandığı bariz. ama olay tamamen maliyet ve fon seçiminde bitiyor, aidat ve stopajı düşünce mevduattan hallice kalabiliyor. erken çıkışta yapılan kesinti zaten baştan bacağına sıktığın kurşun. sabreden için makul, panikleyen için tuzak.
  5. son 10 yıllık bes getirisine bakınca devlet katkısını çıkar, stopajı düş, enflasyonla kıyasla, ortada kalıyorsun. ama düzenli alışkanlık olarak bakarsan, hiç yatırım yapmayacak biri için 20 yılda bile fena biriktirmiyor değil. benim stretejim: bes'i yüzde 30 gibi tutup, gerisini doğrudan hisse ve altında değerlendiriyorum. uzun vadede anlamlı olur ama tek başına getirmesi imkansız gibi.
  6. kendi adıma 8 yıldır bir bes hesabı tutuyorum ve son iki yılı ciddi şekilde düşündüm. devlet katkısı var, ödeme %30'u bulduğunda ciddi bir ivme oluyor ama fon seçimleri kötüyse uzun vadede beklediğin bereketi vermiyor. ben ilk yıllarda sadece standart emeklilik fonundaydım, enflasyona ezildiğini görünce değiştirdim; şu anda hisse ağırlıklı bes fonu kağıt üstünde kayda değer getiri sağlıyor.

    sistemden çıkmadan gözlem: avantaj erken giriş ve düzenli ödemede; dezavantaj ise genelde kısa vade planlayanlar için akıl karıştırıcı oranlar. kısaca 5 yıldan kısa sürede dokunmayacaksan mantıklı, parayı sürekli hareket ettiren biriysen sıkıntı çıkartabilir.
  7. bireysel emeklilik sisteminin en güzel yanı devlet katkısı, en kötü yanı ise o katkının hemen eline geçmemesi. uzun vadede sistemden çıkmadan sabreden için ciddi bir birikim olabiliyor ama erken bozunca kesintiler ve vergi avantajını kaybetmek can yakıyor.
  8. bes'i yıllara yayarak büyüten tanıdıklarım var, portföy kalitesine göre beş on senelik getirileri kabul edilebilir düzeyde. ama yıl her dönüşünde 'şu kadar şu kadar kazanmışsın' derler, paranın gittiği sistem yatırım derken emeklilik kitabı gibi amortisma dönüşüyor. yüzde yirmi beş devlet katkısını takibe alıp, seçtiğin fonları döviz, altın ve endeks ile çeşitlendirirsen bes yararlı bir araç olabilir. ama tek başına koyup belirtilen tarihe kadar unutursan, iş bilmezliğin faize kurban gider.
  9. bu başlık defalarca açıldı, bende şu çıkarım oluştu: sistem kendisi sihirli bir birikim aracı değil, kişisel disiplin ve doğru fon seçiminin üzerine kurulu bir çerçeve.

    devlet katkısı fon kesintilerini götürürse geriye kayda değer bir reel getiri kalmayabiliyor, düzenli kontrol ve ortak maaliyet hesaplaması yapmadan emekli olunca rakam beklediğinden kötü gelebiliyor. kimin kârlı çıktığı o vaadi verilenden değil, sabırdan geçiyor; o yüzden hesabı erken elden bırakmamalı.
  10. ben 8 yıldır düzenli ödüyorum; hesabı geçenlerde inceleyince fon getirisi ile fon giderlerini yan yana koydum, net rakam düşündüğümden zayıf. yine de devlet katkısını hesaba katınca uzun vadede anlamlı olabiliyor; sadece körü körüne ödemek yerine fon dağılımını ara ara kontrol etmek gerekiyor (bkz: birikimli hayat sigortası)