• bugün (36)
  1. ilk yılın sonunda anladığım şey şu: ekrandaki yeşil kırmızı, benim duygudurumumdan daha oynak. kâğıt üzerinde kolay görünen her işlem, gerçek parayla girince terletiyor insanı. portföyü çeşitlendirmek de bir yere kadar kurtarıyor, yanlış hisseye aşık olunca endeks yükselse bile hesap yerinde sayıyor.
  2. borsa istanbul'da ilk yılın sonunda öğrendiğim en net şey şu oldu: ekran yeşilken herkes dahiyim, kırmızıyken tek suçlu benim. ilk aylarda günlük %3-5 için saatlerce grafik bakıyordum, sonra fark ettim ki endeksin genel yönü benim hissemden daha belirleyici. temettü verimi, pd/dd, f/k gibi oranların hepsini ezberledim ama bilanço okumayı öğrenene kadar hepsi süstü.

    portföyümün yarısını ilk üç ayda masada bıraktım desem abartı olmaz. en büyük hatam zararı kesmemek, kârı da çok erken almak oldu. şimdi o günlere bakınca anlıyorum, ilk yıl borsa istanbul'da para değil sabır ve disiplin öğreniliyor. yoksa ekrandaki rakamlar sadece kağıt üstünde kalıyor.