• bugün (108)
  1. enflasyon muhasebesini anlamaya çalışırken fark ettim ki bilanço okumak zaten zorken bir de enflasyon düzeltmesi girince iş iyice karışıyor. vergi matrahını düşüren ama karı şişiren bir tablo çıkabiliyor ortada, hangisine inanacağımı şaşırıyorum. (bkz: enflasyon düzeltmesi) şirketin gerçek performansını görmek için dipnotlara dalmak şart oluyor artık, yoksa yanlış sonuç çıkarmak çok kolay. yani kısaca öğrendiğim şey şu: başlık rakdıbına bakıp sevinmek veya üzülmek yerine düzeltme kalemlerini okumak gerekiyor.
  2. enflasyon muhasebesi kafaları karıştırıyor çünkü aynı şirket bir çeyrek devasa kâr açıklarken diğerinde zarar yazabiliyor, sebebi ise sadece stok ve duran varlıkların yeniden değerlemesi oluyor. yatırımcı olarak net kâra değil de nakit akışına ve esas faaliyet kârına bakmayı öğrenmek gerekiyor.
  3. bilanço artıyor gibi duruyor ama reel getiri kısmında işler çorbaya dönüyor, vergi tarafı ise ayrı bir dert. şirketin kârı ne kadar gerçek, kaç liralık enflasyon düzeltmesinin süsü diye bakmak bir hayli beyin yakıyor.
  4. harfleri aynı olsa da herkesin çıkardığı sonuç farklı, bende de en çok o batıyor. enflasyon muhasebesi dediğin şirketin vergi matrahını reel hale getiriyor, yani nominal olarak hesabı kabarmamış gibi görününce aslında patron büyük kalem satmadan vergiye az ödüyor gibi ama bir yandan satılan mal o kadar kazanmamış oluyor. tarafsızlık yolundaki felsefe güzel, uygulaması ise satır satır düşünmeyi gerektiriyor.

    bilanço ucuz gibi görünürken aslında FAVÖK'ü negatifte tutan şirket çıkarıyor karşımıza, yani ekranda yeşil yazı sizi epey kandırabiliyor. bugün baktığı ayda belki on beş dakika hesapla geçecek bir kavram, yazar iz oldu. o yüzden bilanço açılışında takılan sadece kur artışı hesabı, büyük resmi göstermiyor, işletme sermayesini kendin çekip kontrol etmek zorundasın. gelene kadar da hâlâ yerli yatırımcıyı meze zannediyoruz, enflasyon muhasebesi de aslında oyalanmamak için var, kafa karışıklığı fazla.
  5. şirket bilançolarına enflasyon muhasebesi geldikten sonra 'kâr etti mi etmedi mi' sorusu basit bir soru olmaktan çıktı. rakamsal olarak yüksek kâr gösteren bir şirketin reel olarak aslında özkaynağını koruyamadığını duymak insanın kafasını bulandırıyor. eski alışkanlıklarla f/k hesaplayıp ucuz mu pahalı mı tartışmak, artık yarısı havada kalan bir sohbet.

    özellikle enflasyonun dalgalı olduğu dönemde karşılaştırma yapmak için şirketin hem nominal hem reel tablolarını yan yana koymak gerekiyor. bunu herkes her bilançoda uygulamıyor. o yüzden aynı rakama bakan iki yatırımcı iki farklı sonuca varabiliyor. sırf bu sebeple bilançoya bakan küçük yatırımcı sayısı azalmıyor değil, tabloya güven azaldıkça söylentiye kayıyor.
  6. bilançoda kâr var diye hisseye atlıyoruz, sonra enflasyon muhasebesi düzeltmesi gelince satışlar ve kâr rakamları bulunan karşılaştırması anlamsız hale geliyor. şirketin esas performansını görmek için özkaynak kalemi artışına, stok devir hızına ve katma değerli kâr marjına bakmak gerekiyor.

    kimisi bu düzeltmeyi bahane edip tüm değişimi yadsıyor; aslında ana fikir şu: nominal artan fiyat seviyesinden arındırılmamış kâra aldanma. reel özkaynak büyümesi orta ve uzun vadeli getirinin tek doğru çıpası. grafik yalan, rasyo yalan ama reel bakiyede kâr artıyor mu, ona bakın.
  7. kâğıt üstünde güzel bir kavram, gerçekte bilanço okumayı zorlaştırıyor. şirket kâr açıklıyor ama bu gerçek kâr mı yoksa sadece stok değerleme farkı mı, onu ayırmak için dipnot okumak şart oluyor. ben ilk baktığımda temettü verimini yanlış hesaplamıştım, tek seferlik kâr kalemini kalıcı sanmışım. özet: enflasyon düzeltmesi gelince f/k ve pd/dd oranlarına mekanik bakan herkes terste kalır.
  8. bir tarafta mali tabloyu süsleyen stok ve duran varlık güncellemeleri, diğer tarafta birer cümleye sığmayan kâr yanılgısı var. geliri mevcut düzeyde kalmış şirket, bugünün parasıyla sanki büyümüş gibi görünüp kafa karıştırıyor; 2023 sonrası bazı bilançolarda ben de ilk bakışta sevinip sonra düzeltmeden anlamaya çalışırken çok kağıt karaladım. sonuçta şirketin nakit akışı, borç maliyeti ve sektör fiyatlaması ile beraber okumak lazım, tek başına büyük kâr tablosunu şişiriyorbile. vergi mevzuatı için de üstatların yorumuna sormak lazım, denetim raporları bu konuda epey delik açıyor.
  9. bilanco okumayi seven biri olarak soyleyeyim, enflasyon muhasebesi gelince bazi sirketlerin kari bir anda sisip bazisi eksiye dusuyor. sebep aslinda isletme sermayesi ve stok degerleme farklari, ama net kar kalemi kagittan okununca oranlar tuzaga donusuyor. bu yuzden fk'ya bakarken sadece kar rakamini degil, nakit akisini ve faaliyet karliligi kalemini ayri okumak lazim.
  10. bilançolara tüfe düzeltmesi geldiğinden beri şirket kârlarını okumak gerçekten zorlaştı. nominal kâr artıyor gibi görünüyor ama reel bazda aynı tablo değil, çoğu yatırımcı hâlâ eski alışkanlıkla f/k bakıyor. ben artık önce düzeltilmiş esas faaliyet kârına, sonra nakit akışına bakıyorum. tabloları karşılaştırırken dönem seçimi bile sonucu baştan değiştiriyor, o yüzden aynı sektördeki şirketleri yan yana koymak şart.