• bugün (89)
  1. grafik okumayı öğrenince piyasada bir anda üstünlük kazanmıyorum ama kendimi bir tık daha iyi konumlandırdığımı fark ettim. mum formasyonları, destek-direnç, hacim ilişkisi; bunlar kesin bir gelecek haritası değil ama fiyat davranışına dair bir çerçeve sunuyor. özellikle işlem yapmadan önce olası senaryoları not etmek, gereksiz alım cazibesini biraz kırıyor. geçmişte kaldıraçla girip elli çizgi gördüğüm yerde, şimdi bir ‘sağlam seviye’ düşünüyorum ister istemez.

    elbette analiz bir şeyi garanti etmiyor; haber akışı ve kurum davranışı o güzelim grafiği bozabiliyor. o yüzden grafik analizini tek başına bir kutsal kitap gibi görmek yerine riski yönetmek için kullanıyorum. öğrenmesi zahmetli, uygulaması kısmen faydalı ama para kazandıra kesin bir silâh değil. ilk dönemlerimde her OBO’ya oynamak yüzünden birçok işlemden zararla çıktığımı hatırlıyorum, ders olsun.
  2. iki sene önce hafta sonlarımı formasyon videoları izlemeye harcadım, o dönem şunu fark ettim: işine yarayan kısım 'destek-direnç'ten çok fiyatın arkasındaki hacim ve piyasa psikolojisiydi. saf teknik sinyallerle işlem açtığım dönemde komisyonlar portföyün yarısını yedi, öykünün pazarlama tarafı ciddi abartılı. grafik okumak salt bir kurşun olabilir ama asla pusula değil; asıl para davranış bilimi ve pozisyon büyüklüğü yönetiminde.
  3. trend çizgileri, destek-direnç ve formasyonlar öğrenildiğinde insan bir ışık gördüm sanıyor. kurs sonrası ertesi hafta üst üste iki-üç isabetli sinyal geliyor da şamdan çamaşır ipinde dünyalar kurtarırcasına seviniyorsun. sonra haber akışı devreye giriyor ve o destek çizgisi çatır çatır kırılıyor, işte o zaman ekonomideki koşulların sabit olmadığını faturayla öğreniyorsun.

    bence tamamen işe yaramaz değil ama tek başına yeterli de değil. mali tablo, haber ve makro, hatta jeopolitik başlığına kolayca aktardığım eksen lazım. teknik analizin kıymeti kendi içtüzüğüne ve kesin kuralara göre davrananlara kalıyor; 'buradan döner' deyip iman etmek en zararlı tarafı.
  4. iki yıl önce rsi ve destek direnç öğrenip her çizgiyi kutsal saydım, sonuç üç ayda hesabın yarısı gitti. neticede gaplı açılışta haber akışı çizgiyi yerle bir ediyor, o yüzden sana faydası temel analizi bıraktırmıyorsa vardır.

    bakınız temel analiz nedir
  5. grafik bir dil gibi, öğrenince piyasanın neresinde durduğunu daha net görüyorsun ama tek başına sihirli kazanç getirmiyor; geçen sene rsi'a güvenip tepeden aldığım hisseyi hâlâ taşıdığımı itiraf ederim.
  6. üç ay mumlu grafik kitaplarını devirdim, gerçekten hoşuma gitti teknik taraf; lakin hâlâ tek başına kâr garantisi olduğunu görmedim. yön hissini keskinleştiriyor, hayatını değiştirmiyorsa da kafa yapını değiştiriyor.
  7. grafik analizi öğrenmek, fiyatın nerede ne yaptığını okumayı sağlıyor ama tek başına kâr garantisi değil; destek-direnç çizmeyi öğrendikten sonra bile yanlış kırılımlarda stop olmayı öğrenmek asıl mesele. ben de başta her formasyonda kesin dönüş bekliyordum, sonra fark ettim ki asıl fayda sinyal almakta değil, nerede yanıldığını daha erken kabul etmekte.
  8. bilgi olarak fena değil, destek ve direnç gibi kavramlar alım satım planlamasında işe yarıyor ama onaylanmamış bu senet gitmez deyip çok beklersiniz. ben de bir dönem mükemmel grafiği ararken iki fırsatı kaçırdım, sonunda öğrendim ki grafik tamamlayıcı olmalı, tek başına karar dayanağı değil.
  9. iki yıldır mum grafikleri, hareketli ortalamalar ve fibonacci çizgileriyle uğraşıyorum; faydası olduğu kesin ama sihirli formül bekleyenler için değil. bu tarz analizler yönü öngörmekten çok riski yönetmeye, stop seviyesi koymaya ve işlem yaparken acele etmememeye yardım ediyor, çoğu zaman da 'trade yapma, bekle' sinyali veriyor.
  10. destek, direnç, hacim derken grafik okumak kısa vadeli giriş çıkışlarda zamanlama hissini artırıyor ama tek başına yön tahmini vadetmiyor; benim tecrübem trend takibinde işe yaradığını, haber ve temel analizle birleşince anlam kazandığını gösterdi. bütün kararı bir çizgiye bırakmak ise kısa sürede pişmanlık getiriyor.