• bugün (99)
  1. kripto borsaları banka değil, borsa da değil; büyük ölçüde denetimsiz bir emanet kasası gibi çalışıyor. hesabında gördüğün bakiyenin arkasında gerçekten o kadar coin var mı, yoksa teminat olarak kullanılmış mı, çoğu zaman bilmiyorsun. zorunlu olmadıkça uzun vadeli coini borsada bırakmamak gerektiğini ftx, celsius gibi dosyalar sonrası herkes biraz daha öğrendi ama hafıza kısa.

    bildiğim kadarıyla en makul yol günlük alım satım için borsada az bir para tutup, uzun vadeyi kendi cüzdanına çekmek. donanım cüzdanı tek başına yeterli değil, seed cümlesini doğru saklamak da işin yarısı. kur belli, ödül belli, ama bir borsa battığında muhabere yok. riske tahammülü ölçme işi, karştaki kaybı değil, kendi sabırını bilmekle başlıyor.
  2. kripto tarafında en büyük hata aldığım coini kendi cüzdanıma almadan borsanın içinde unutmak oldu diyebilirim. her ne kadar büyük sayılsa da bu platformlar birer şirket ve batma, hacklenme, delist, hesap kitleme gibi haller yaşanabiliyor.

    şu an parayı cüzdanda tutmanın maliyeti vs avantajı vs tartışması bir yana, kural şu olmalı: alacağın miktar borsada değil cüzdanda olmalı. borsa sadece takas yeri olarak görülmeldi; uzun vadeli düşünenler için self custody şıklığı tek seçenek gibi duruyor. tabii kaybettiğin parayı tekrar bulamıyorsun, bunu da unutma.
  3. not your keys not your coins lafını ilk kazançta hafife alıyorsun, sonra bir platformun aniden bakiyeyi dondurmasıyla gerçekten ne kadar geç kaldığını anlıyorsun; büyük paraları mümkünse likit yerde bırakmamak daha doğru, yoksa da bekleyecek portföyün en fazla bir kısmı olsun.
  4. not your keys not your coins klişesini duymayan kaldı mı bilmiyorum ama konfor ne yazık ki hâlâ daha güçlü. para sürekli borsada duruyor çünkü çekmek masraflı, transfer kayboluyor endişesi var, emir ekranı bir tık yakın. bu kolaylığın bedeli de ani bir capit olduğunda belli oluyor.

    bu piyasada kaç borsa toz oldu belli değil. donmayan, mt.gox gibi yıllarca dosya olan hikâyeler var. cüzdanda saklamak zahmetli ve stressli olabilir ama en azından anahtar sende. alım satım yaptığın kadar kalmak, uzun süre saklayacağını cüzdana taşımak artık bana en mantıklı strateji gibi geliyor. tek bir yerde tuttuğun her kuruş, boquluk mu psikoloji mi bilmiyorum, er ya da geç bedelini sormuyor.
  5. kripto borsasın paranı tutmak bankada hesap tutmakla aynı alışkanlığı veriyor ama aslında aynı şey değil. borsaya gönderilen kriptonun cüzdanı tamamen o platformun kontrolünde, sen sadece ekranda bir rakam görüyorsun.

    2022'de ftx olayı bunu acı şekilde gösterdi, bir günde insanların parası 'hesapta görünüyor' ama çekilemiyor oldu. hodl yaptığını sanırken aslında borsaya borç verdiğini anlıyorsun çöküşte. cüzdanı şahsi tutmak uğraştırıcı ve hata kabul etmez ama anahtarları saklamakla paralar aslında senin olur, exchange'in insafına kalmıyorsun.
  6. not your keys not your coins lafı klişe oldu ama altı çizilmesi gereken yer hâlâ aynı; borsa batarsa ya da çekim durursa sizin coinleriniz teknik olarak o şirketin bilançosunda duruyor. gerçek bir soğuk cüzdan deneyiminden sonra insan borsada uzun süre tutmaya çekiniyor.
  7. parayı borsada bırakmak, cüzdan anahtarını kasanın üstünde bırakmak gibi; düşüşten çok o gece gelecek bir haberle uyanmak geriyor insanı. soğuk cüzdana taşımayı erteleyen herkes, ilk krizde bu kararın bedelini öğreniyor.
  8. geçen sene bir borsada yüklü miktarda stablecoin bıraktım, 'nasılsa çekince komisyon ödemem' diye; üç gün sonra çekim limitim sebepsiz düştü ve destek hattı bot cevabı verdi. soğuk cüzdan maliyeti, o üç günlük stresin yanında bedava kalıyor.
  9. kripto borsalarında para tutmak, borsa istanbul’da bir aracı kurumda hesap tutmakla aynı hissi vermiyor, çünkü büyük borsaların çoğu merkezi bir güvenceye tabi değil. geçmişte yaşanan hack olayları ve iflaslar, kullanıcı fonlarının gerçekten kendi cüzdanında olmadığını gösterdi. değişken faizli kaldıraçlı işlem yapmıyorsan, cüzdana transfer her zaman mümkün. bu yüzden uzun vade için cüzdanda tutmak bana daha mantıklı geliyor ama o da seed phrase’i kaybetmemek gibi kendi sıkıntılarını getiriyor.

    bazıları ise alım satım için parayı borsada bekletmeyi pratik buluyor, özellikle anlık hareketleri kaçırmamak adına. ne var ki borsa iflas ederse ne yapacağını o an düşünmek çok geç kalıyor. sigara kullanıyorsan ayrı keyif ama yatırımcı olarak otomatik ödemeler dışında bakiye bırakmamayı, hacim yapmayı seviyorum. acı deneyim olarak da FTX zamanını hatırlamak yeterli.
  10. not your keys not your coins lafı kulak arkası edilmemeli. exchange çöktüğünde veya aykırı bir işlem kararı geçtiğinde hesaptaki bakiye gider, soğuk cüzdan bunu engeller. yol kesen akıllı sözleşme riskinden farklı bu, burada kalpazanlık borsanın kendisi oluyor. denemek ve deneyimlemek güzel, tüm portföyü tek yerde yatırmak ise misal bedir.