• bugün (90)
  1. herkes "maaşının yüzde yirmisini kenara at" diyor ama kirayı, faturaları, marketi ödedikten sonra o yüzde yirmi masal gibi geliyor. gerçekçi olan sabit bir oran değil, sabit bir alışkanlık. gelirin düştüğü ayda yüzde beş bile biriktirsen yeter, mühim olan para girmeden önce otomatik talimatla kenara ayırmak.

    benim deneyimim: gelir arttıkça gider de şişiyor, yani "bu ay çok kazandım, gelecek ay biriktiririm" lafı hep lafta kalıyor. ciğeri sıkmadan yüzde on civarı bir oran makul, kalanını hayatı yaşamaya bırak. çünkü tamamen sıkmak da bir noktadan sonra bozup hepsini harcamaya götürüyor.
  2. istanbul'da kira+yol+yemek düştükten sonra elinde ne kalıyorsa gerçekçi olan o, %20 diyen ekonomi yazarları herhalde anne evinde yaşıyor. kendimden biliyorum, maaş 2 katına çıktı ama birikim oranı sadece %5 arttı, çünkü giderler de aynı oranda şişti.
  3. maaşın yarısını biriktirenler genelde ya kirada oturmuyordur ya da ailesiyle yaşıyordur, o yüzden onların raporları beni pek bağlamıyor. ben yüzde yirmide bir stabil yakalayamıyorum ama zorladığımda anca yüzde on kalıyor, gerisi enflasyonda buharlaşıyor.
  4. net maaşın yüzde yirmisini düzenli atabilen azınlıkta bence, kirayı ve enflasyonu düştüğünde gerçekçi hedef yüzde on civarı kalıyor; mevduat faiziye bile zar zor önde kalıyorsun.
  5. kirayı ödedikten sonra maaşın yüzde 20'sini kenara atabilen zaten kahraman sayılmalı bu ülkede; cebinde dursun diyip harcamak çok daha kolay çünkü. ben otomatik talimatla maaş günü hemen fona atıyorum, gözümden uzak olunca el de gitmiyor.
  6. kirada oturan biri için yüzde yirmi biriktirmek birkaç yıl kolay kolay olmuyor, asıl mesele yüzdelik dilim değil gelen maaşın hangi kaleme gittiği; bazı ay portföye hiç para koymuyorum, bir sonraki ay açığı kapatıyorum, yani her ay aynı oranı tutmak zorunda değilim. oranı komünizm gibi sabitlemek yerine nakit akışını takip etmek lazım.
  7. kiranın ve temel giderlerin aldığı maaşta ay sonunda kenara 5-10% ayırabilmek bile basari sayilir; 'hayat pahali'cilik bir yere kadar, hevesle 20% hedefi koyan çoğu kişi iki ayda vazgeçiyor.
  8. net maaşın %20'sini düzenli kenara atabilen azınlıkta, çoğumuz %5-10 bandında debeleniyoruz. kira ve kart taksitleri aradan çıkınca geriye pek bir şey kalmıyor, o yüzden oran değil istikrar kazançtır.
  9. bu sorunun cevabı maaşın rakdıbına değil, sabit giderlerinin esnekliğine göre değişiyor. kimi evlerde gelirin yüzde kırkı rahatça biriktirilebilirken, kimi düzemde yüzde onun yakalanması bile bir zafer. mühim olan oranı yüksek tutmaya zorlanmak yerine kesinti oranını en az aylık olarak rutine oturtabilmek: her maaş yattığında, bütçeyi kemirmeden gerçekçi bir tutar otomatik olarak yatırım hesabına aktarılmalı.

    ben kendi tecrübemde, hedefi ulaşılamayacak kadar yükseğe koyduğum aylarda motivasyonun çöktüğünü gördüm. küçük ama her ay sabit giden bir tutar, tek seferlik büyük ama dengesiz biriktirmelerden uzun vadede daha sağlam bir taban oluşturuyor. sistematik bir plan, irade gücüne mahkum olan bir plandan iyidir.
  10. ilk yıllarda maaşın hepsi gidince erteledim, sonra zorundaymış gibi hedef koydum: önce %10, sonra %20. otomatik talimatla bozdurmadığımda savruluyor; ay sonu artan paraya güvenmek hayal. hedefin yüksekliği kadar düzenli olması kritik.