• bugün (89)
  1. bu işin doğrusu şu: ne kadarını değil, ne kadarını biriktiremediğini hesaplamak lazım. sabit giderler çıktıktan sonra geriye kalanın en az %20'sini ayırmak makul görünüyor ama kira çıkan bir maaşta %10 bile başarı.

    ben yıllardır maaşımın %15'ini otomatik talimata bağlıyorum, artanı da kenara atıyorum. önemli olan oran değil süreklilik.
  2. maaş yattıktan hemen sonra kenara attığın yüzde otuz, son gün kalan paradan daha tasarruflu bir ömür sunar.
  3. naçizane görüşüm yüzde yirmi: bu oran nefsi zorlar ama açlıktan da öldürmez. ben ilk başladığımda yüzde onla bile zorlanıyordum, bütçe sistemine geçtigimde ise yüzde otuzu görebildim.
  4. şablon cevap yüzde yirmi, ama ev kirası olan biriyle aile evinde kalan aynı oranla hayatta kalamaz. oranı kendi sabit giderinize göre koyun, önemli olan tutarın istikrarlı biçimde aylık otomatik yatırıma gitmesi.
  5. yüzde 20 lafı kulağa hoş geliyor ama istanbul kirası ve kredi kartı taksitleri bunu ciddi şekilde tıraşlıyor. benim gözlemime göre en gerçekçisi ilk aydan yüzde 10'u otomatik talimatla kesmek, çünkü kalan paraya insan çabuk adapte oluyor. zamanla maaş arttıkça bunu yüzde 15'e çıkardım, bozdurmamak için ayrı bir hesap açtım ve dokunmuyorum. acı tecrübe diyebiğim kısım: biriktirdiğimi harcamak için bahane bulmak çok kolay, o hesaba bakmamak en iyi stratejiymiş.
  6. kirada tek başına yaşayan biri için %20 genelde acı veriyor, eşyalı evde iki kişi olunca %30-35 rahat kalıyor. yüzdelik tartışmasından çok kesintisiz biriktirmeye odaklanmak, ay sonu ne biriktiyse onunla devam etmek daha gerçekçi.
  7. herkesin gideri farklı, yüzde 10 diyen de var yüzde 30 diyen de, bence net bir altın kural yok. benim kendi tecrübem: önce kira ve faturaları ayırıp kalanın en az yüzde 20'sini otomatik yatırıma bağlamak, ay sonuna para kalsın diye beklemekten çok daha gerçekçi.
  8. yüzde onla başlayıp giderek artırmak çoğu bütçe için gerçekçi olan yol; ama kira ve kredi taksidi girdiğinde bu oran lüks değil matematik meselesi haline geliyor. asgari ücretle yaşayan birine yüzde yirmi tavsiye vermek, tok insanın açlık grevi önerisine benziyor.
  9. maaşın yüzde 50'sini biriktirmek ideal gibi duruyor ama gerçek şu ki sabit giderler merkez bankası gibi asla peşini bırakmaz: kredi, kira, fatura. bes katkı payı, altın, temettü hissesi derken insan önce klasik yapıyı kurup kalanı ayırmayı düşünüyor. standardım belli: acil durum fonu 3-6 ay, sonrası portföy için katkı payı; yüzde 20 iyi başlangıç, hatta az bile olabilir dış faktörlere bakılırsa.

    tada yaş arttıkça ve çoluk çocuk girince yüzde düşer, bu normal; eski 'yarısı maaş' mottosu bize 'önceden biriktir, kontrollü harca' diyor. ders aldım, aybaşında kenara ayıramazsam boyum uzamış gibi hissettim bir yerde eksik kaldım.
  10. tek başına yaşayan biri için yüzde yirmi makul başlangıç, ama kirada olanlar için yüzde on bile başarı sayılır; önemli olan oranın kendisi değil, her ay otomatik olarak kenara para atma alışkanlığı. acı tecrübeyle söylüyorum, harcamadan arta kalan birikmez, önce biriktirip kalanla geçinmek gerekiyor.