• bugün (94)
  1. maliyet düşürmek kulağa matematik gibi geliyor ama çoğu zaman düşen hisseye inatla para eklemek oluyor. ben de bir pozisyonda üç kez ekledim, ortalamam güzelleşti ama portföydeki ağırlığı öyle arttı ki tek hisseye bağlı kaldım. düşen şeyin neden düştüğünü sormadan eklemek, zararı sadece daha büyük bir alana yayıyor.
  2. zarardaki pozisyona maliyet düşürmek için ek alım yapmak ders kitabı örneği bir hata, ortalamayı düzeltirken portföyün yarısını tek hissede kilitlemiştim. düşen bıçak tutulmaz, önce neden düştüğünü anlamak lazım, yoksa küçük bir kıymık batmışken bacağını kaybediyorsun.
  3. bu tuzağa iki kere düştüm, ikisinde de kendime "ortalama düşürüyorum" diye yalan söyledim. mesele o kağıdın düşüş hikayesiyle şirketin gerçekten nasıl bir iş yaptığını karıştırmak. kağıt düşüyor diye ek almak, markette sebze bozuldu diye daha çok almak gibi; gerekçe değil, sen sadece "düştüyse komik alırım" diyorsun.

    kendime kural koydum: ek alım yapacaksam o şirketin iş modeli bozulmamış mı, bilançosu ve nakit akışı düzeliyor mu, bakıyorum; cevaplar evetse de önce toplam portföyde bu kağıdın oranına bakıyorum. oran zaten hedefin üstüne çıkmışsa duruyorum, çünkü orada ambalaj farklı, hedef tazeleme farklı, sonuç ise aynı: yoğunlaşma ve tek kağıda bağımlılık. zarar büyükse en zor kısmı da dur demek; duramadığınız zaman geri dönüp otopsisini yapıyorsunuz.
  4. bir hissede %20 zarardayken 'maliyet düşüreyim' diye tekrar aldım, sonra %40 oldu ve şimdi elimde daha büyük bir zarar var. maliyet düşürmek bazen sadece zararı büyütmenin kibar adı oluyor, tecrübeyle sabit.
  5. bu cümleyi kuran çok olur. maliyet düşürünce daha borçlu olduğunu, tehlikeyle karşı karşıya kaldığını fark etmek gerek. yıl boyunca hiç emek vermediğin duvara fondaş donuna giremezsin, ama zarar ekleyenler bunu kimi zaman gururu için kimi zaman da "ucuzladı" sanışıyla yapıyor. okuyunca hatırladığım bir dönemde inadına alım yapıp işlem hacmini artıran tanıdıklarım oldu, hâlâ ders'in başında bekliyor.
  6. portföy hassasi maliyet düşürünce kâr ettiğini sannyor ama tam tersine pozisyona daha fazla para bağlıyor. benim bir dönem yaptığım en pahalı özeleştiri bu; iyi kağıdı, kötü fiyattan iki katına katlamak oluyor. sadece gerçekten çalışma sürdüğüne ve senaryonun değişmediğine emin olsan bile pozu ufak tut, yoksa tüm heybedar çöker. ana kural: maliyet düşürmek zararı gömmek değildir, onu tanımakla başlar.
  7. bir tanesi vardı, %8 eksiye düşünce 'maliyet düşüreyim' diye iki katı aldı, sonra %25 ekside telefonu açıp ne yapayım diye soruyordu; alttan almak için önce neden düştüğünü, trendin dönüp dönmediğini cevaplamak lazım, yoksa zarar sadakati saadet olur.
  8. bunu yapa yapa portföyün yarısı çöpe dönen çok kişi tanıyorum, kendim dahil bir dönem aynı tuzağa düştüm. düşen kağıda ek yapmak strateji değil, zararı erteleme huyudur; maliyet düşürmek istiyorsan önce tezi tekrar oku, tez bozulduysa ek yapmak yerine çık.
  9. bunu yıllarca kendime inandırdım, 'biraz daha alayım ortalamam donsun' dedikçe düşen hissede pozisyonu asıl büyüten kişi oldum. maliyet düşürmek ancak tezin hâlâ ayaktaysa işe yarar, yoksa ucuz görünen her hisseden eklediğin para sadece aynı yöne daha fazla gitmek oluyor.
  10. düşen hissede 'maliyet düşüreyim' diye ek almak, tezi değişmemişse bile pozisyonu şişirip riski katlıyor; ben de bunu bir kez yapıp portföyün yarısını tek hisseye kilitlemiştim. artık ek almayı düşünmeden önce şirketin temel verilerinin bozulup bozulmadığına bakıyorum.