-
merkez bankası faiz kararı günleri borsada sessizlikle başlar, karar saatinden önce işlem hacmi düşer, herkes bekler. karar açıklanınca ilk 10-15 dakikada endeks genelde dişe dokunur bir yön seçmez, sonra asıl hareket oturur. faiz indirimi gelirse banka ve gayrimenkul hisseleri sevinir, mevduatçı üzülür; faiz artışında ise tam tersi. ama sürpriz bir karar gelirse iki tarafta da yanan çok olur.
kendi adıma o günlerde işlem yapmayı bıraktım, sadece izliyorum. çünkü karar metnindeki tek bir kelime bile saatlerce süren bir trendi tersine çevirebiliyor. tahmin etmeye çalışmak yerine pozisyonu önceden küçültüp rahatça izlemek daha mantıklı geliyor bana. sonuçta faizi düşünerek değil, faize tepki veren piyasayı okuyarak para kazanılıyor.
-
karar saati yaklaşırken dolar/tl grafiği düz çizgiye dönüyor, herkes bekliyor. açıklamadan sonraki o ilk yarım saatte kaldıraçlı girmek, rulet oynamaktan çok da farklı değil bence. deneyimim şu: pozisyonu karardan önce küçültmek, sonradan 'keşke' demekten iyi.
-
her hafta heyecanla beklenen o yarım saat öncesi piyasa bir garip sessizleşiyor, sonra metin okununca saniyede portföy renk değiştiriyor bu tarzdan işler. bende faizle ilgili pozisyon yokken bile merakla ekranı izliyorum, hâl böyle olunca bağımlı biraz tra değil. dönem dönem kararından ziyade sözlü yönlendirmesi önem taşıuyor.
-
takvimde daire içine alınan o günlerden biri işte. öğleden sonra iki buçuk civarı tüm piyasa ekrana kilitlenir, bir yanda 'faiz artışı kesin' diyenler, diğer yanda 'sabit kalır' diyenler. karar açıklandığı anda dolar ticket'ı ve tahvil faizi aynı saniye içinde sıçrar, senin favori hissen de bundan payını alır. bende şöyle bir acı tecrübe var: geçen yıl karar öncesi tüm portföyü tek bir beklentiye oynayıp karardan yarım saat sonra pişman oldum, o günden sonra karar günlerimde pozisyon küçültmeye içtimai bir prensip olarak bakıyorum.
(bkz:
karar günü nakitte beklemek) mottosu bende ucuz atlatılan günlerin sayısını ciddi artırdı. açıklamayı ve tweet zincirini bekleyip öyle işlem açmak her zaman geç kalmak değil aslında, sadece sinyal avına çıkmaktan ve gürültüye kapılmaktan kurtarıyor.
-
karar saati yaklaşırken ekrandaki makas açılıyor, herkes aynı leakin peşinde. bence asıl mesele kararın kendisi değil, toplantı öncesi piyasanın ne kadar fiyatladığı; o yüzden perşembe sabahı ekranı kapatıp çay söylüyorum.
-
karar açıklanmadan önce piyasa zaten fiyatlıyor, açıklama anında ise çoğu zaman tepki ters oluyor. beklenti üstü bir indirim gelirse tahvil faizleri düşerken banka hisseleri prim yapıyor ama bu hareket genelde kalıcı olmuyor. o gün portföyde kaldıraç varsa terlememek elde değil. sonradan pişman olduğum kaç pozisyonumu hatırlıyorum, kararı beklemeden kapatmadığım için.
-
saat 14 olunca bütün ekrana yapışıyorsun, sonra 15.30 basın toplantısına kadar on beş dakika bekleyip iki farklı söylemin çıkmasını seyrediyorsun. portföy daha önce beklenti işine pozisyon alınmışsa kararla beraber piyasada o kadar da gitmiyor gerçekten, çoğu kere terse dönüyor.
-
faiz karari saatinden bir gun once piyasada tuhaf bir sessizlik olur, herkes karari beklerken kimse pozisyon acmaya cesaret edemez. tabloyu gorunce dakikalar icinde endeks tepki verir, biz de portfoyu oynatmiyoruz diye kendimizi avutup aslinda gec kaldigimizi kabulleniriz bir sonraki gun.
-
artık yatırımcı dediğin kitlenin ayın 20'sine doğru bir huysuzluk, bir tetikte bekleme hali içine girdiğini görüyorum. karar anına kadar ortalık o kadar gergin oluyor ki bazen altın, borsa ve dolar bir dönem birbirinden bağımsız hareket ederken, o saat geldiğinde hepsi aynı yöne koşar hale geliyor. hele bir de faiz indirimi gelirse bir an 'her şey güzelleşecek' havası, artış gelirse de portföyü boşaltıp endeksin altını üstüne getirme telaşı çöküyor piyasaya.
aslında şunu öğrendim ki bu kararların çoğu piyasa fiyatlamasında önceden yer alıyor. yani o günü bekleyip klavye üstünde panik yapmanın, sonra 'ben zaten biliyordum' demenin ötesine geçmiyor insan. esas hikâye, veriyi önceden okumakta ve stratejini o karara değil, senaryolarına göre kurmakta.
-
herkesin saat 14:00'ü beklediği o günlerde piyasa resmen nefesini tutuyor, ben de dahil olmak üzere tüm yatırımcılar portföyüne bakıp "acaba bu sefer ne olacak" diye içinden geçiriyor. dolar ve borsa aynı gün içinde zıt yönlere savrulurken anlıyorsun ki aslında kimse gerçekten bilmiyor, herkes sadece pozisyonuna göre ümit ediyor.