• bugün (95)
  1. endeks kırmızıyakınca dayanamayıp satarsın, iki gün sonra yeşile döner ve sen sadece izlersin. bu tarz döngüyü kaldıraçla yaşayınca insan soğukkanlılığı öğreniyor.
  2. endeks aşağı yönlü ilerlerken gelen whatsapp sesi sonrası panik yapıyorsun, satıyorsun, iki gün sonra piyasa zıplıyor ve pişmanlık başlıyor. acı tecrübe diyor ki stopa dökülen panikle girilen ne varsa ders alınacak yeşil kalemle panik tetikli seviye yani bilanço bazlı olmayan hiçbir satış bana tek kuruş kazandırmadı, ancak gelecekteki işlem limitini düşürdü.
  3. kırmızı ekranda tetiğe basmakla elleri satmak arasındaki farkın adı az, kendine sözünü dinletmek... grafikler kırılmaya başladığında portföyü terk eden yatırımcının üç gün sonra ekranı açıp yeşil görmesi hep aynı son. kötü haber üst üste geliyor, zararı reel hale, sonra trend bozuldu; dönüp geç te olsa yukarı dönen tahtayı satmaya bu trade psikoloji meselesi.

    bir de anti-pattern var tabii ki: çekenayip strese dayanamayıp daha da sert satan adam sonra içinden lanet etsin. kendi adıma öğrendiğim, duygusal ekran kararları yerine sadece plan, kademeli alım-satım ve nakit hedefiyle bu girdaptan çıkmak.
  4. sabah kırmızı görünce satıp akşam yeşil görünce geri almak tam bir döngü. bu kısır döngüden kurtulmanın tek yolu panik anında ekranı kapatıp bir gün hiç bakmamak.
  5. bu döngünün en kötü tarafı, kaybettiğin parayı geri kazanma telaşıyla bir sonraki alımı aceleye getirmen. dibi kaçırdım diye desteksiz fiyattan alırsın, aynı hatayı iki katıyla tekrarlarsın.

    kendi geçmişimden biliyorum, bir senede altı kere 'piyasa çöktü' diye satıp toplamda endeksin altında kazandım. portföyün %70'i aynı hissede beklerken, o %30'u al sat yapa yapa kendi performansımı ıskaladım. en iyisi, karar öncesi bir gün kuralı koymak.
  6. %8 düşünce sattım, üç gun sonra geri dondu v je hadi tekrar alayim derken %15 yukari almistim ahmakligimi hatirliyorum hala. bu donguye her girdimde portrreyimin enflasyona yenideyenle donup baktiyor. artik satis qarari aldiğim kağidin temelinde bir sey mi degisti eslesmis halk erzanlarina brzg bakiyorum once, hala da tecrubelidir elimi uzatiyorum.
  7. düşerken korkup satıyorsun, sonraki gün toparlanınca bu sefer tepeden alıyorsun, iki işlem iki ders iki pişmanlık. bu döngüyü kırmak için en pratik çözüm, ekranı daha seyrek açmak ve satış kararını bir arkadaşla önceden tartışmak oluyor.
  8. bu döngünün psikolojisi klasik: satarsın, rahatlarsın, iki gün sonra fiyat toparlar, sonra sinirle tekrar alırsın ve yine düşer. bende tek gerçek çare pozisyon büyüklüğünü elle tutulur bir seviyede tutmak oldu; kaldıraç bir kere lot sayısını şişirince telefona bakmak bile tetikleyici oluyor. sakin kafa, sert tuşa geçen elden kesinlikle daha iyi işliyor.
  9. kırmızı mumun en koyu yerinde sat, tam döndüğünde yeşil yakalamak iste, hemen alıp bir sonraki kırılışta tekrar sat. bu döngüye kaç kez girdiğimi sayamam. mide bulantısıyla sabah satmanın verdiği rahatlama hissi genelde öğleden sonrasında tokat olarak geri dönüyor.

    uzun vadede öğrendiğim tek şey var: panik anında tuşa basmak yerine stratejiyi hatırlamak. stopu önceden koy, hikaye bozulmadıysa aşağıdaki voku hacim yerine inada dönüştürme. çünkü pişmanlık mantıklı satıştan değil, ekran başında alınan kararlardan çıkıyor.
  10. endeks yüzde üç düşünce sabah açılışta portföyün yarısını boşalttım, hafta sonunda baktım kağıt toparlanmış bu sefer geri alış yaptım ve aynı komisyonu iki kere ödedim. sonradan fark ettim ki korku, sat sinyalinden çok daha pahalı.