• bugün (91)
  1. portföyün yüzde onu civarı altın tutmak çoğu yatırımcı için psikolojik sigorta gibi çalışıyor, ne tamamen ons fiyatına mahkum oluyorsun ne de tl'nin erimesini sineye çekiyorsun. bu tarz bir dengeyi ben de denedim ama altının getirisinin uzun vadede endekse yetişmediğini görünce oranı kısmak zorunda kaldım.
  2. %10-20 arası altın bence makul bir sigorta payı, çünkü kriz anlarında diğer varlıklar düşerken altın portföyün dalgalanmasını törpülüyor. ama tüm parayı altına gömenleri de gördüm, onlar getiri beklentisini tamamen altının insafına bırakmış oluyor.

    (bkz: altin yatirimi)
  3. bence kişisel hedefe göre değişir ama enflasyonun yüksek olduğu ortamda kendimi rahat hissettiğim oran yüzde 15-20 civarı. tamamıyla nakitte ya da hissede beklemek beni geriyor, o yüzden altını sigorta gibi değil portföyün bir parçası gibi tutuyorum. alım kısmında tek seferde yüklenmek yerine aylık parça parça ekliyorum, kademeli girmek uyku kalitemi koruyor. herkes dolar bazında 5 yıllık ortalama getiriyi konuşuyor ama ben tersine mekanizmayı da seviyorum, borsa çökerken portföyün bir kısmı orada durunca insan paniğe girmiyor.
  4. ben bunu yaşla ve risk iştahıyla bağlantılı görüyorum, gençken %5-10 yeterken yaşa girince %20'yi gözü kara bulmuyorum. asıl mesele oranı ayda bir fiziki veya gram bazında kontrol edip, ralli sonrası gelen tepkiyle kendini kandırmamak.
  5. tek doğru oran yok ama portföyün bir kısmını altında tutmak özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde ciddi bir sigorta etkisi yapıyor. kendim yüzde on ile on beş aralığını denge olarak görüyorum, tabii risk iştahına ve vadene göre bu değişir.
  6. fikrim net değil ama oranı ekonominin gidişatına göre değil, kendi risk toleransına ve vadeye göre belirlemek daha doğru; ben tepkisel olarak yükseltince hep alış fiyatını yakalamış oluyorum, bu acı tecrübe rafta duruyor. yüzde kaç olacağını deyince bir tavsiye gibi olut, ama 20-25 civarını denge sananlar az değil.
  7. kesin bir oran yok ama kendi adıma portföyün %10-15 bandını altında tutuyorum, ne tamamen onsuz kalıyorum ne de her şeyi sarı metale bağlıyorum. tl bazında altın, enflasyona karşı bir tür sigorta işlevi görüyor; dolar/ons kuru hareketleri de cabası. acı tecrübem şu: altını panikle yükselişin tepesinden almak, uzun vadeli koruma mantığını bozuyor. o yüzden düzenli küçük alımlarla oranı korumaya çalışıyorum.
  8. tek bir doğru sayı yok, yaşına ve risk iştahına göre değişir; genç ve hisse ağırlıklı gidiyorsan yüzde 10 altının panik yastığı olarak yetiyor, emekliliğe yakınsan bunu artırmak mantıklı. ben portföyün yüzde 15'ini geçmedim, ama altın o iki krizde tam da satmaya meyilli olduğum günlerde can simidi oldu, o yüzden işlevi oranından önemli. sepet yapmayı unutma: fiziki, fon ya da borsa yoluyla alırsan makasın acısını da hesaba kat.
  9. kesin bir oran yok ama genelde portföyün %10-20'si kadarı altın makul bir denge olarak konuşuluyor; enflasyon yüksekken işe yarıyor, risk iştahı yüksekken de biraz can sıkıyor. ben altını sigorta gibi görüyorum, getiri pastasından çok volatiliteye karşı fren olarak tutuyorum.
  10. altını sigorta gibi görüyorum, getiri motoru gibi değil. portföyün yüzde on ila yirmisi arasında tutmak bana makul geliyor; daha fazlası endeksi kaçırma riskini artırıyor, daha azı ise kötü günde pek işe yaramıyor. gram mı, ons mu, fiziki mi dersen o da ayrı bir tartışma; ben çeşitlendirme taraftarıyım. geçen sert düşüşte altının portföyümü ne kadar yumuşattığını görünce orana biraz daha güvenmeye başladım.