-
altının portföydeki ağırlığını tek bir orana sıkıştırmak bana hep yanlış geliyor. kim ne derse desin 20-25 bandı sıkıntıya girmeden götürüyor gibi görünse de aslında bu, banka mevduatının reel getirisine katlanma tercihinle ilgili bir şey. benim pratiğim yıllar içinde yüzde 10'dan 30'a doğru kaydı, sebebi tamamen üzücü: yerel varlıklardan aldığım mayhoş sonuçlar.
yine de abartmamak lazım. altını portföye tamamen sigorta gözüyle koyan da var, kaldıraçlı bir risk iştahı aracı olarak kullanan da. sürekli fiziki tutup saklama ağrısı çeken, sonra sert düşüşte 'iyi ki gram aldım' diyen tiplerin hikâyeleri bu oran konusunda herkesten daha faydalı bilgi veriyor aslında.
-
yaşına, gelir düzenliliğine ve risk iştahına göre değişiyor; ben ekstrem senaryolarda küçük bir altın payını hâlâ mantıklı buluyorum.
ne kadar oran tutulacağına dair kendime bir sayı belirleyip gerektiğinde dengeleme yapmayı denedim, o disiplin işe yarıyor.
-
altını %10-15 bandında tutmak bana hem krizlerde sığınak hem de diğer varlıklarda alım fırsatı veriyor; yüzde yirmiye çıkardığım dönemde endeksin ralli yaptığını görünce oranı gevşettim.
-
ben portföyde altını sigorta gibi görüyorum, getiri beklentisiyle değil çeşitlendirme mantığıyla tutuyorum. mevcut düzenimde toplamın yüzde 10 civarı ons altın ve eurobond tarafında duruyor, gerisi hisse ve mevduat. bu oran borsa sert düşünce panikletmiyor ama ralli kaçırdığımda da pişman ediyor. yaş ve risk iştahına göre oynar, ben 35 üstü için yüzde 10-15 bandını makul buluyorum.
-
kesin bir rakam yok, yaşına ve risk iştahına bakıyor iş. ben sigorta olarak görüyorum altını, o yüzden portföyün yüzde 5-10'u arasında tutuyorum, üstü fazla tutucu yapıyor. acı tecrübem: 2022'de tüm parayı altına kaydırdım, altın yatay giderken endeks ralli yaptı, yani risk yönetimi diye girdiğim şey aşırılığa dönüşmüştü.
-
kendi portföyümde %15 civarında tutuyorum, ne dibi görsün ne tepede satayım derdi olmadan sadece bekliyor orada.
2023'te borsa coşarken altının geride kalması canımı sıkmıştı ama sonraki düzeltmede sigortam oldu, o yüzden yüzdeye çok takılmıyorum artık.
-
kesin bir rakam yok, ama portföyün tamdıbını altına gömen de pişman oluyor hiç tutmayan da; benim tecrübem risk iştahına göre yüzde on-yirmi bandının sigorta gibi çalıştığı yönünde.
(bkz:
altın ile korunma)
-
bu başlığa gelen herkes net bir yüzde arıyor ama bence net cevap yok, olan da vadeye ve risk iştahına göre değişiyor. kendi gözlemim şu yönde: hisse ağırlıklı, oynaklığı yüksek bir portföyde altın %10-20 aralığında ciddi bir denge unsuru oluyor, hele enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde. ben bir ara ''çok tutmayayım'' deyip %5'e indirdim, sonraki dalgalanmada pişman oldum; yani o oranı düşük tutmak bana acı tecrübe olarak döndü.
-
kesin bir yüzde söyleyen zaten kesin bir şey bilemiyordur; kendi adıma portföyün %10-15'ini altında tutmaya çalışıyorum, dalgalanmada cidden omuz görevi görüyor. tabi altını da tek enstrüman görmemek gerek, ons ve gram ayrımı vart, fiziki mi ekran mı olduğu bile portföy hissini değiştiriyor.
-
bende altın sigorta şirketi gibi çalışıyor; kripto ile hisse senedi kıpırdaken portföyün sakin tarafını temsil etmesi için kibarca %10 civarında tutuyorum. bu tarz bir dengeyi satın alıyorsun aslında, getiri peşinde koşmuyorsun.