-
bu hesapların çoğu kazandığı işlemi paylaşıp zararı sessizce siliyor, portföyünün yarısını kaybettiğini söyleyen yok. takipçi kazanmak için ekran görüntüsü atmak kolay, disiplinli kalıp aynı stratejiyi iki yıl sürdürmek zor.
-
sosyal medyada sabah "endeks şu seviyeyi kırarsa coşar" deyip akşam tam tersini söyleyen fenomenden nefret ettiğim kadar hiçbir şeyden etmedim herhalde. bunların çoğu senin birikiminde küçük bir kayıp yaşamanı aslında kendi çıkarı için istiyor; çünkü seni önce korkutup sonra kendi kanalına çekecek, kendi kursunu veya sinyal grubunu satacak (bu tarz) bir düzen. geçen sene bu işlere merak salan bir arkadaşım birkaç o kişilerden dinlediği tavsiyeyle portföyünü üç ayda yüzde kırk eksitti, halbuki işi kıyıda kögede tuttuğu birkaç hisse ve temettü verimiyle ortalamaysa zararı yarısı civarındaydı. sonuç olarak akılda tutulması gereken şu: takipçi sayısı, doğru çıkan tahmin sayısıyla değil, hikaye gücüyle büyüyor.
-
ekran görüntüsü atıp kâr gösterenlere bakıyorum, kimse zararını paylaşmıyor nedense. takip ettiğim birkaç hesap var sadece, onlar da grafik paylaşıp yorum bırakıyor, 'al' demiyor. gerisi motivasyon konuşması.
-
bu ekosistemden küçük bir uyarı listesi çıkaralbiliyorum: kim "kesin bilgi" ve hedef fiyat verip aynı saniyede platformun iş ortaklığı bağlantısını yayınlıyorsa, kim kendi işlem geçmişini hiç göstermiyorsa, kim yalnız kazançlı senaryoları anlatıp uğradığı zararları es geçiyorsa... bu üçü bana her zaman doksanı yoldur.
ben finans jargonunu onların ağzından öğreneli faydası oldu, yanlış kişiler de o trendini izlemek yerine kendi araştırmanı yapmanın başlangıç maliyeti daha kıymetli: endeks, oran, bilanço okuyup iki farklı kaynağı karşılaştırmak. dikkate aldığım hesap sayısı az, hepsinin ortak davranışı var: sesini yükseltmeden, benim hüsranımı anlatmasa da imkansızca yarınki fiyat tahmin etmeye çalışmadan, sürece odaklı anlatıyorlar ve bedava içeriklerinde bile riskten bahsediyorlar. 'duyduklarına kulak, sıkladıklarına cüzdan dayamalım'.
-
takipçi sayısı arttıkça güvenilirliği artıyor sanan bir kitle var, o yüzden çoğu pazarlama aracı gibi çalışıyor. ben artık kim olduğunu ve ne kazandığını bilmediğim hesaplardan gelen hisselere hiç bakmıyorum, son birkaç küçük zarardan sonra öğrendim.
-
telegram gruplarında '10x, roketliyor' diyenlere, videolarda desteksiz grafik çizenlere güvenmek bana zamanında pahalıya mal oldu. gözlemlediğim şu: kazandıklarını abartan, kaybettiklerini hiç anlatmayan bir heves kültürü var. sonra 'bak haklı çıktım' diyor biri, geriye kalan tedirgin motivasyon bozukluğunda yolundan sapmış kişi orada kalıyor. bir işlem yapmadan önce tabloya, karşı görüşe ve risk planına bak.;
-
sosyal medyada finans fenomenlerine güven konusunda şunu söyleyebilirim: adamın biri grafik paylaşıyor diye o kağıdı almam. geçende bir tanesi 'bu hisse uçacak' dedi, bizim komşu aldı, sonra -%20 gördü. eğitimci desen, ücretsiz dediği grubun sonu 3-4 bin liralık paketlere çıkıyor.
(bkz:
eğitim adı altında satılan hayaller)
yani kısaca, ekranda güler yüzlü olan herkesin portföyü bizimki gibi değil; çoğunun kazancı senden gelen abonelikten geliyor. güveneceksen bilançoya ve kendi araştırmana güven.
-
sosyal medya finans fenomenlerinin ortak özelliği hep kazandıklarını anlatmaları, hiç batmadıklarını iddia etmeleri. halbuki adamların iş modeli zaten senin işlem yapman değil, senin takip etmen ve getirdiği reklam geliri. dolayısıyla onların gerçek kâr/zarar tablosuyla senin hesabın arasında hiçbir bağ yok. ekran görüntüsüyle gelir tablosu ispat edilmez, onu anlamak lazım.
takip ettiğim biri vardı, her gün yükselen bir coin paylaşırdı, o coin çakıldığında hesabı sessizliğe gömüldü. ne oldu, ne bitti diye sorana sadece "herkese çıkarken sat demiştim" dedi. bu yüzden özellikle yeni başlayanlara tavsiyem: kimseyi körü körüne takip etme, söylediklerini doğrula, hatta tersini dene. bakınız piyasa herkese eşit davranmaz
-
eğitimli görünen takım elbiseli birinin videosunda 'bu hisse kesin uçar' dediğini görünce insan ister istemez etkileniyor. ama o kişinin neyi ne zaman satın aldığını bilmiyorsun, sadece anlattığı kısmı biliyorsun.
çoğu hesap içeriği etkileşim için kurguluyor, prim ödemiyor yani alttan mal toplayıp sonra anlatma ihtimali de var. ben artık takip ettiğim hesapların yüzde doksanını bıraktım. grafiği okumayı öğrenmek, birinin gazına gelmekten daha değerli.
-
instagram'da her hafta yeni kripto öneren o tiplere bir kere kandım, sonrasında kendi yaptığım ekran görüntüleri ders kitabı gibi duruyor. bu işlerde takipçi sayısı uzmanlık göstergesi değil, tersi bazen.