-
temettü hissesi seçerken sadece verime bakmak klasik bir acemi hatası. yüzde 15 temettü veren bir şirket bazen batmak üzere olduğu için dağıtıyordur, o parayı alınca sevinirken ana parandan olursun.
önce temettü veriminin sürdürülebilir olup olmadığına bakarım: şirketin dağıttığı kâr, net kârının yüzde 80'ini geçiyorsa orada bir sıkıntı vardır. sonra borçluluk, serbest nakit akışı ve sektörün geleceği derken iş uzuyor. benim portföyümde 3-4 hisse var, hepsinin ortak özelliği istikrarlı kâr ve makul borç. yoksa her yıl rekor temettü verip bir sonraki sene kesenleri çok gördüm.
-
temettü seçerken önce kaça göre ne kazandığına, düzenli verebiliyor mu bakıyorum. birde büyüyebilen mi yoksa kar dağıtacak kadar bile nakit üretiyor mu, ederi abuk ise köklü şirketlerden ve sürdürülemez yüksek verimden uzak duruyorum. borçluluğa, faaliyet kâr marjına ve yatırım harcamaları hesaba bakıyorum. temettü hissesi aslında temettü değil sürdürülebilir kâr akışı demektir
az verip düzenli vermek çok verip bir kere vermekten iyidir. bir de verim yüksek diye tuzak olan kağıtlar var, iki sene sonra ödemeyi kesen ki taze yatırımcıların kabusu oluyor; sadece verime bakarak kalıcı düşünenler bu tuzakta fena üzülüyor.
-
yüksek verim tek başına bir şey ifade etmiyor, bazen fiyat dibe gittiği için oran şişiyor. istikrarlı dağıtım, sürdürülebilir nakit akışı ve borçluluğun kontrollü olması bence verimden önce geliyor; ilk aldığım temettü hissesinde bunu farklı bir şekilde öğrenmiştim.
-
sadece yüksek temettü verimine bakmak kazandığın kadar dağıtan şirketti seçtirir, o yüzden dağıtım oranının sürdürülebilirliğine bakmak gerek. benim kuralım: borcu düşük, kâr istikrarlı, yönetim düzenli açıklama yapan şirket.
-
benim icin en onemli kriter temettunun surekliligi, tek yil yogun verip ertesi yil kesen sirket bende guven birakmiyor; bir de borclusu ve nakit yaratani ayirt etmek lazim. getiriye bakip atlamak yerine bilanco ve temettu gecmisine bakmak gerek.
-
temettü hissesi seçerken sadece verim oranına bakıp almak klasik bir acemi hatası. ben de ilk zamanlar %12 verim görünce gözüm kararıp dalmıştım, sonra şirketin kârının yarısını borçla çevirdiğini görünce uyandım. önemli olan verimin sürdürülebilir olması; yani dağıtım oranı, borçluluk ve nakit akışı üçlüsüne birlikte bakmak gerekiyor.
ona bakarsan şirketin geçmiş on yıllık temettü istikrarı, sektörü ve kâr marjı da bana kalırsa en az verim kadar kritik. yüksek verim bazen piyasanın o şirketten umudu kestiğinin işaretidir, o yüzden çift haneli verim her zaman hediye değil bazen tuzak oluyor.
-
temettü hissesi seçerken sadece verim oranına bakıp atlamamak lazım, zira %15 verim bazen şirketin dağıttığı kârın sürdürülemez olduğunun işaretidir. önce temettü ödeme geçmişine bakıyorum son 5-10 yıl kesintisiz ödemiş mi, sonra kâr marjı ve borçluluk oranına, nihayetinde sektörün konjonktüre ne kadar duyarlı olduğuna. temettü verimi yüksek ama bedelli sermaye artırımına giden şirketten uzak durmayı da acı tecrübeyle öğrendim, o gün gelen temettü yarın cebimden geri çıkıyor. (bkz:
temettü verimi)
yoksa banka mı petkim mi tartışmasına girmeden önce kendi portföy hedefini netleştirmek gerekiyor, gyo'lar düzenli verim verir ama fiyat artışı cansızdır.
-
temettü verimi yüksek diye atlamadan önce dağıtım geçmişine ve karın sürekliliğine bakmak lazım, çünkü bir kere ödenen yüksek temettü sürdürülebilir değilse portföyü bedavaya taşımış olursun.
(bkz:
temettü verimi tek başına yeterli değil)
-
temettü verimine tek başına bakmak yanıltıcı oluyor, şirketin borçluluğu ve kârını dağıtıma ne kadar ayırdığı en az verim kadar önemli. ben geçmişte yüksek verim görüp aldım, sonradan temettüyü düşürdüler; şimdi önce özkaynak ve sürdürülebilirlik, sonra verime bakıyorum.
bu tarz seçim kriteri
bu tarz temettü tuzağı
-
temettü hissesi seçerken önce verimlilik oranına bakıyorum ama tek başına yeterli değil, şirketin dağıttığı kâr sürdürülebilir mi ona bakmak lazım. bir sene %15 verip sonraki sene hiç vermeyen şirket bolca var, o yüzden en az 5 yıllık temettü geçmişine bakıyorum.
payout oranı da önemli, %90 dağıtan şirket muhtemelen borçla dağıtıyordur. sektör, borçluluk, serbest nakit akışı derken iş büyüyor. yoksa bakınız sadece yüksek verim diye atlayan çok kişi gördüm
temettü tuzağı, sonra üzüldü.