-
uzun vade denince herkesin aklına otuz yıl beklemek geliyor ama asıl mesele o sürede ekrana bakmamayı öğrenmek. hesabı her gün açıp kırmızı sayıları gören birinin sabrı ilk hafta bitiyor. ben temettü hisselerinde beklerken portfolio düşünce satmamayı ancak iki yılda öğrendim, o da biraz can yakarak oldu. sabır erdem değil, pratikle gelişen bir alışkanlık.
-
en zor beceri olduğunu düşünüyorum açıkçası. iyi bir hisse seçmek, doğru zamanda almak vs. kendini zinde tutuyor; ama yıllar boyu dokunmamak için gerekli irade bambaşka bir kas. kendimden biliyorum, kırmızı olan her sütunda panik yapıp uzun vadeli tezi çöpe atmaya yeltendim, sonra pişman oldum. sonra 'bir daha asla' deyip sabırlı olmayı öğrendim. öğrendim demek de fazla iddialı; deniyorum diyelim.
kademeli alım uzun vadeli pazar payı yaratır gibi şirketin gitgide daha büyük pastadan parça kapması asıl getirinin kaynağıdır. sonuçta ama şirketin temettü mü hisse geri alımı mı yaptığı, borç seviyesi ve yönetim kalitesi izlenmeli; sabır bu verilere duyulan güven ver. aynı zamanda kişisel ihtiyaçlar sebebiyle pozisyonları bozmak zorunda kalıyorsan bu bir sabır değil zorunluluk. denge, ortada kalan yer. biraz matematik bilen biri bunu anlar zaten.
-
endeksin düştüğü gün apar topar satan bendim, ertesi ayki toparlanmayı da üzülerek izledim. sabır erdemyledir deniyor ya, hesabımda yaşayarak öğrendim onu.
-
sabır bu işin en zor kısmı. endeks iki gün yeşil yansa herkes buffet kesiliyor, iki gün kırmızıda panik satışı geliyor. ben temettü hisselerimde hesabı bir yıldır açmadım desem yeridir, telefonuma kâr zarar bildirimi bile kapalı. portföyüme en çok zararı zamanında alıp zamanında satamadığım için verdim, taşıdığım için değil.
-
portföyün kırmızı olduğu günlerde tuşlara basmamak bence en zor beceri, ben defalarca erken satıp pişman oldum. bakınız panik satışı sonradan anlatınca ne kadar kolay görünüyor. uzun vadede kazanan sabreden oluyor, ben ise bunu hâlâ öğreniyorum.
-
enflasyonun ve döviz dalgalanmasının olduğu ortamda sabır gerçekten test ediliyor, çoğu kişi düşüşte satıp yükselişi kaçırıyor. sabretmek, doğru şirket ve doğru maliyetle portföy tutmanın getirisini zamanla ortaya çıkarıyor.
-
temettü verimine güvenip elde tutmayı seçmek, kısa vadeli gürültüye kanmaktan çok daha az yorucu. sabır, en çok düşüş dönemlerinde portföyü yerinde tutabilmekle anlaşılıyor.
-
sabır lafta kolay ama hesabın kırmızıyken ekrana bakmamak gerçekten mide isteyen bir iş; iki yıl hiç dokunmadığım pozisyon bugün geldiği yerle belki de en iyi kararım oldu.
kötü haberleri okuyup satmamak, iyi haberlerde koşup almamak — sabrın tarifi kabaca bu sanırım.
-
temettü hissesini 5 yıl tutan adamla 5 gün tutan adamın psikolojisi aynı değil; sabır denen şey ekran başından uzak durmayı gerektiriyor. kırmızı günlerde sat tuşuna basmamak da bir beceri, öğrenmesi pahalı.
-
uzun vadeli tutmak imza atmak gibi kolay gorunuyor ama her ay portfoye bakip panikleyen benim icin icraat kismi daha zor. sirket kagitlarindaysaniz endeksin sallanmasini izlemek psikolojik olarak zor bir sey, bir de bu sallanmada satip sonra pisman olmak var. kendime hatirlattigim sey su: 1 yil sonrAtki fiyati tahmin etmek yerine 5 yil sonra sirketin hala saglam durup durmadigini sorgulamak. trade etmedigi surece sonuc kotu bile olsa ogrenilen bir ders oluyor. (bkz: temettu $}