• bugün (73)
  1. ilk yılımda öğrendiğim en pahalı ders şuydu: endeksin kendisine yatırım yapmak, tek tek hisse seçmekten çok daha az yorucuydu. bir sürü şirketi takip edeyim derken ne bilanço okumaya vaktim yetti ne de haberleri sindirmeye. sonunda elimde birbirine benzeyen, çoğu aynı sektörden on farklı kağıt kaldı.

    bir de kaldıraç denen şey var tabii. ilk yıl bir iki kez kullandım, o ekrandaki kırmızı yeşil rakamların ne kadar hızlı döndüğünü o zaman anladım. iyi ki büyük girmemişim diyorum şimdi. küçük meblağlarla hata yapmayı öğrenmek, ilk yılın belki de tek güzel tarafıydı.
  2. ilk yılın faturasını en çok psikolojide ödüyorsun. komisyon, vergi, temettü stopajı falan hesapladım; en büyük gider kalemi panik satışlarımdı. yeşil günlerde kendimi finansçı, kırmızı günlerde kumarbaz gibi hissettim.

    öğrendiğim şu: küçük miktarla gir, portföyün yüzde 5'inden fazlasını tek hisseye koyma. ilk yılda kaybetmek normal, aptalca kaybetmek asıl maliyet. sabırlı olan bukağıdan erken çıkarken, acele eden yüksek maliyetle elini yakıyor.
  3. ilk yılda kimsenin resmi maliyet tablosunda olmayan şey şu: stopaj, komisyon, ekran aracısı ve kayıp zamanlarının toplamı. hesap şöyle net %2 al-sat arası komisyon sanki kâra gidiyor mu? 12 ayda 15 işlem yaptıysan üç-beş sıfır siliyor demektir. komisyon hesaplanan bir broker bulun; enerji oranını önceden gör, al-tut
    aşağı yukarı bütçe hedefin ilk yıl borsada karşılaştığın sınav çoktan kararlaştırıldı: 2 lot aç ya da kapa. cehaletin bedeli tek bir tavan bedeli yaklaşık tüm tavan bedeli. kamu, kurum yani temettü ilk yılda ciddi kur şoku verir.""