-
telefonu eline her aldığında kura bakıyorsan bu takıntı artık günlük rutinin bir parçası olmuş olabilir. ben de bir dönem on dakikada bir açıp bakıyordum ama sonra fark ettim ki bu bana ne zaman kazandırdı ne de bir şey değiştirdi. grafik geçmişe dönüp aynı noktaya geliyor, sen ise sadece yoruluyorsun. bu tarz alışkanlıklar günde belki de bir saati eritiyor, düşün bir kere.
-
sabah 9'da bakıp akşam 6'da bir daha bakmanın psikolojik bir faydası yok ama insan kendini alamıyor. ben bir süre her gün takip ettim, tek sonuç elimde artan bir kaygı oldu. kur zaten ekonomi politikalarıyla şekilleniyor, sen günde on kere bakınca hareket etmiyor. artık haftada iki bakıyorum, kafam daha rahat, portföyüm de aynı yerde.
-
kudurmuş gibi her gün dolar kuruna bakmak bir süre sonra psikolojik bir hâl alıyor. sabah kalk as öğlen all yes: 50 kuruş oynadıysa "acaba ne odu?", 1 lirayı geçtiyse "kaç lira daha gidece bu" paniği. al/sat kazancı değil, çoğunlukla sadece gürültü. benim kendime çıkardığım ders şu: bir dolar pozisyonu aynı gün hadi hadi yapmak bahanesi değil, nakit planı da değildir; asıl amaç tl'da duran nakidin gayri nete karşı değerini görmek olmalı.
daha seyrek, örneğin ayda 1-2 kez bakmak; hem gereksiz sinir bozukluğunu azaltıyor hem de "düşmüş/çıkmış" demeden bilanço oranını takip etmeni sağlıyor. cumartesi gazetesi kur tahminleri gibi tüm bu gündelik dalgalanmalar çoktaaan... hepsinin arkasından 3-6 aylık ortalama ve trende odaklanmak, kanımca masaya daha az zar ile oturmanın yolu.