• bugün (85)
  1. tahvil ve eurobond öğrenmeye niyetlendiyseniz ilk fark etmeniz gereken şey, bunun hisse gibi bir al-sat hikayesi olmadığı; iki taraflı bir borç ilişkisi olduğu. kupon faizi sabit olabilir ama elinize geçen net getiriyi hesapladığınızda iş değişir: vergi, stopaj ve kur farkı devreye giriyor, ayrıca tahvil fiyatı faizle ters yönde hareket ettiği için satmak gerekirse elinizde düşük fiyattan alış-verişe kalabilirsiniz.

    eurobond tarafında da bir şirketin ihracı olsa da, ödenmeme riski ile döviz kuru riski birlikte düşünülmeli; yüksek gösterilen yıllık getiriyi sağlayan çoğu hesaplama temiz fiyat üzerinden kurulur, valör, işlem maliyeti ve vade sonu vergisini kattığınızda altla üst aynı tabloya gelmiyor. acele etmeden önce bir spreadsheets açıp dolar bazlı getiriyi gerçek şartlarla çıkarmak, video izleyip yüzde 12'ye düşmenin önünü kesiyor. küçük bir miktarla başlamak bu işte en iyi ders.
  2. tahvile yeni başlayanlara hitap eden bir başlık, benim tavsiyem önce fiyat ile getiri arasındaki ters ilişkiyi oturta kadar temelden okumak, çünkü eurobondda bu ilişkiyi bilmeyen insan vadeye kadar bekleyip yine anlamıyor duranelı para yakmış oluyor. eurobondda iki büyük risk var: kur ve ihraççı riski, bonoyu alınca her şey girstırdına gelmiyor.en başta eurobond kuponunun faizi periodik olarak alıyor olmak insanın kendini yanıltıyor. ziyaret ettiğim bazı talep akışlarında ise kalmış bir resim aslında mevcut. fazla uyutuyor. kursla oynuyorum diye bozunca vadeyi satmaya çalışıyorsan spkortdeki yanlış dolar kura bağlı acba, riski almama rağmen zarar yazıyor. kayıpsız başlayayım derseniz önce kısa vadeli sabit getirili ürünlerle pratik yapın, sonuçta "eurobond alıyorum" demek kadar kolay değil., aldı alşmıyor (bkz: olgunlaşmamıştır)