• bugün (60)
  1. bunu üç yıl grafik kursuna benzer içerik tüketen biri olarak söylüyorum: temel kavramları öğrenmek kesinlikle işe yarıyor, tepeden satıp dipten alacağım diye beklemek yaramıyor. destek ve direnç, hacim, trend çizgisi gibi şeyler piyasanın psikolojisini okumakta yardımcı oluyor. ama indikatörleri üst üste yığıp kutsal formül aramak bana hiçbir şey kazandırmadı, sadece kendimi akıllı sanmamı sağladı.

    üstat edasıyla 'şu seviye kırılırsa şuraya gider' diyenlere temkinli bakıyorum, grafik yalnız başına hikâyeyi anlatmıyor çünkü. haberi, bilançoyu, faizi okumadan çizgilere bakmak haritayı yarım tutmaya benziyor.

    (bkz: teknik analiz)
  2. grafik analizi öğrenmek faydalı mı diye çok sordum kendime, açıkçası destek ve direnç mantığını bilmek alım satım dilini anlamak için işe yarıyor. ama tepede bayrak, dipte omuz baş omuz görüp kesin sonuca varmak yanlış; ben grafiği bir araç olarak kullanıp temel veriye de bakmayı bırakmasaydım daha az ders alırdım.
  3. temel analiz bir şirketin ne iş yaptığını, grafik analizi ise insanların onu nasıl fiyatladığını gösteriyor. ikisini bir arada kullanan yatırımcı avantajlı, ama sadece çizgilere bakıp kesin sonuç bekleyen yanılıyor. bu tarz disiplin bana destek-direnç seviyelerinde hangi noktada azaltacağımı ve plan kuracağımı öğretti. komisyonla birlikte düşünüldüğünde zamanlama sanattan çok alışkanlık meselesi.
  4. iki yıl boyunca her akşam trend çizgisi çektim, fibonacci çektim, rsi'a baktım; sonra geri dönüp portföyüme baktım ve tablonun bana tek katkısı 'ne zaman panik yapsam diye erken sinyal' oldu. grafik okumayı öğrenmek boşa değil ama sanıldığı gibi gelecek tahmini verme aracı değil; destek, direnç ve hacim bir büyüteç görevi görüyor, yatırımcının kendi disiplinini desteklediğinde anlamlı oluyor. yoksa çizgilerin üzerine hikaye yazmak sanat oluyor, yatırım olmuyor.