• bugün (73)
  1. kaldıraç kısmı bana göre işlem taburesi denilen şeyin astarıdır; bir kere girdin mi oranın 10 katı adrenalin ve 1/10 özsermaye gibi bir şey yaşıyorsun. arkadaş ortamındaki çoğu hesabın söz konusu durumlarda yandığını veya kendimden birkaç tanesiyle bizzat bu tuzakları yaşadığımı biliyorum.

    hesap erimesi küçük hareketlerle başlıyor, sonra likidasyon fiyatına saniyeler kalıyor ve iş bitiyor. stop koyayım deme kısmı genelde masal oluyor; duygu devreye girince tabloya bakıp tabloya göre değil, tepki yazıyorsunuz. bu ülkede devirmeden yürüyen birinin varlığını benim açımdan hala görmedim desem yeridir.
  2. son 2 yıldır kaldıraçlı işlem yapan çevremde 5 kişi var, 4'ünün hesabı temmuz-aralık arası herhangi bir viral haberde teslim oldu. ortak senaryo hep aynı: 10 kaldıraç, 15 kaldıraç derken bir gün -%7'lik mum likidite ediyor.

    tehlikeli kısım para kaybetmen değil, o ilk eriyişi "fırsat" görme psikolojisi. "buradan alırsam zararı kurtarırım" dürtüsü olayın özü. grafiğe bakıp bir de saat gelince "işte tepki verecek" diye eklemek... o ekleme asıl sonu yazıyor.
  3. kaldıraçlı işlemde hesapları yakan aslında kendi egosundan başka kimse değil. ekranı arkandan birinin izlemesi, tavan-taban duygusuna düşesi, matematiksel beklenti sıfırken defalarca oyun içine girmek... hesaba aslanlar gibi giren insan kalmıyor. pozisyonu kapatmayı unut, ek her şey siliyor. scalp için giriyorsan bile kural basit: pozisyon, tüm sene yaşayacak para üzerinden bozulmalı. asla borç harç yaşayacak seviyeye indiğinde girilmiyor; orası zaten gelgit çizgisi.