• bugün (84)
  1. kripto borsaları banka değil, borsa da değil; büyük ölçüde denetimsiz bir emanet kasası gibi çalışıyor. hesabında gördüğün bakiyenin arkasında gerçekten o kadar coin var mı, yoksa teminat olarak kullanılmış mı, çoğu zaman bilmiyorsun. zorunlu olmadıkça uzun vadeli coini borsada bırakmamak gerektiğini ftx, celsius gibi dosyalar sonrası herkes biraz daha öğrendi ama hafıza kısa.

    bildiğim kadarıyla en makul yol günlük alım satım için borsada az bir para tutup, uzun vadeyi kendi cüzdanına çekmek. donanım cüzdanı tek başına yeterli değil, seed cümlesini doğru saklamak da işin yarısı. kur belli, ödül belli, ama bir borsa battığında muhabere yok. riske tahammülü ölçme işi, karştaki kaybı değil, kendi sabırını bilmekle başlıyor.
  2. kripto tarafında en büyük hata aldığım coini kendi cüzdanıma almadan borsanın içinde unutmak oldu diyebilirim. her ne kadar büyük sayılsa da bu platformlar birer şirket ve batma, hacklenme, delist, hesap kitleme gibi haller yaşanabiliyor.

    şu an parayı cüzdanda tutmanın maliyeti vs avantajı vs tartışması bir yana, kural şu olmalı: alacağın miktar borsada değil cüzdanda olmalı. borsa sadece takas yeri olarak görülmeldi; uzun vadeli düşünenler için self custody şıklığı tek seçenek gibi duruyor. tabii kaybettiğin parayı tekrar bulamıyorsun, bunu da unutma.
  3. not your keys not your coins lafını ilk kazançta hafife alıyorsun, sonra bir platformun aniden bakiyeyi dondurmasıyla gerçekten ne kadar geç kaldığını anlıyorsun; büyük paraları mümkünse likit yerde bırakmamak daha doğru, yoksa da bekleyecek portföyün en fazla bir kısmı olsun.