ayın fişlerini bir poşete doldurup sonra hesaplayınca tüik'in yıllık enflasyonuyla insanın kendi gerçekliği arasındaki duvar yüzüne vuruyor. peynir, yumurta, deterjan, tuvalet kâğıdı derken sepete en çok giren kalemlerde fiyatlar geçen seneki kendi fişlerine göre yüzde 60-70 bandını gösteriyor; resmi oran ise bambaşka bir hikaye anlatıyor. market alışverişine ayda şu kadar harcıyordum bugün o kadar harcıyorum diyen varsa ya kalite düşürmüştür ya da cebi sihirli.
esas faydası şu: kişisel harcama sepetim tüik sep etinden çok farklı olduğunu görüyorsun, astronomik endeksler ya da enflasyona endeksli tahvilin reelde seni kurtarmadığını bu ölçümle fark ediyorsun. sonuç olarak portföy ağırlığı da savunma tarafına kaydı; trend olmasın, adil olsun.
tüik'in sepetiyle kendini hiçbir zaman tam örtüştiremezsin çünkü senin mutfağın onların ortalaması değil, kendi harcaman konuşur burada. benim de yaptığım basit bir yöntem var: son üç aylık market fişlerini bir kenara yığ, aldığın her üç ürün için faturayı kopar, aynı ürünleri fiyat farkı olarak yaz ve toplamda ne kadar artmış en temel. düzenli yapıldığında çıkan sonuç, resmi veriyle neredeyse hiç aynı olmaz / sadece fikir verir. örneğin benim çerezi, yoğurdu falan vah dersin ama market alışverişini abartmayanlar haberlere pek bakmaz. bu yöntemle ne elde ediyorsun? bütçeyi tuttuğunda hangi kalemin gerilediğini öğrenirsin, o da kenarıdan ekstra bir yazılılır. parayı korumak da böyle, veri seni tanı dını bilirlik.