• bugün (83)
  1. temettü hissesi seçerken sadece verime bakmak klasik bir acemi hatası. benim en çok baktığım şey şirketin temettüyü ne kadar süredir ve hangi düzenlilikte dağıttığı. bir de dağıttığı temettüyü borçla mı finanse ediyor, yoksa nakit akışından mı çıkarıyor, ona bakarım.

    özkaynak karlılığı, borçluluk oranı ve sektörün konjonktüre ne kadar duyarlı olduğu da masada olur. geçmişte yüksek verim görüp atladığım birkaç hissede temettü kesintisi yiyince öğrendim: verim tek başına aldatıcı, sürdürülebilirlik asıl mesele.
  2. temettü hissesi alırken ilk baktığım şey verim değil, ödeme istikrarı oluyor. son üç beş yılda kesintisiz ve artan biçimde temettü ödemiş şirketler benim için daha kıymetli, çünkü yüksek verim bazen fiyatın düşmesinden kaynaklanıyor ve bu genelde bir sorunun işareti. (bkz: temettü verimi)

    sonra temettü dağıtım oranı ve borçluluğa bakıyorum. karının tamdıbını dağıtan, borcu yüksek bir şirket ilk kötü çeyrekte temettüyü kesebilir. bir de sektör yapısını kontrol ediyorum; düzenli nakit akışı olan, krizde bile satışı düşmeyen işletmeler bana daha güvenli geliyor. geçmişte sırf yüksek verim görüp aldığım bir hissede bir sene sonra temettü yarıya inmşti, o acıyı hâlâ hatırlıyorum.