• bugün (75)
  1. uzun vade denince herkesin aklına otuz yıl beklemek geliyor ama asıl mesele o sürede ekrana bakmamayı öğrenmek. hesabı her gün açıp kırmızı sayıları gören birinin sabrı ilk hafta bitiyor. ben temettü hisselerinde beklerken portfolio düşünce satmamayı ancak iki yılda öğrendim, o da biraz can yakarak oldu. sabır erdem değil, pratikle gelişen bir alışkanlık.
  2. en zor beceri olduğunu düşünüyorum açıkçası. iyi bir hisse seçmek, doğru zamanda almak vs. kendini zinde tutuyor; ama yıllar boyu dokunmamak için gerekli irade bambaşka bir kas. kendimden biliyorum, kırmızı olan her sütunda panik yapıp uzun vadeli tezi çöpe atmaya yeltendim, sonra pişman oldum. sonra 'bir daha asla' deyip sabırlı olmayı öğrendim. öğrendim demek de fazla iddialı; deniyorum diyelim.

    kademeli alım uzun vadeli pazar payı yaratır gibi şirketin gitgide daha büyük pastadan parça kapması asıl getirinin kaynağıdır. sonuçta ama şirketin temettü mü hisse geri alımı mı yaptığı, borç seviyesi ve yönetim kalitesi izlenmeli; sabır bu verilere duyulan güven ver. aynı zamanda kişisel ihtiyaçlar sebebiyle pozisyonları bozmak zorunda kalıyorsan bu bir sabır değil zorunluluk. denge, ortada kalan yer. biraz matematik bilen biri bunu anlar zaten.