• bugün (95)
4 entry daha
  1. borsa istanbul'a ilk adımı atan herkesin ortak kaderi galiba aynı sırayla ilerliyor: önce heyecan, sonra birkaç yeşil gün, ardından ilk ciddi kırmızı ve bir anda portföyün yarısının buharlaştığını fark etmek. ilk yılımın en büyük dersi şuydu; endeksin yönünü bilememek normal, asıl mesele pozisyon büyüklüğünü abartmamak. bir hisseye maaşın yarısını gömmek yerine küçük kalemlerle başlamak insanı hem öğrenme sürecinde tutuyor hem de bir sonraki ayı görebilmesini sağlıyor.

    (bkz: portföy çeşitlendirmesi)

    ikinci ders de sabırla ilgili. o ilk senenin sonunda fark ettim ki en çok kazandığım işlemler değil, en az dokunduğum işlemler kâr getirdi. sürekli al-sat yapıp komisyon ve vergiyle boğuşmak tam bir amatör işaretiydi, bunu acı ama gerçek tecrübeyle öğrendim.