-
bunu iki senede bir yapıyorum ve her seferinde aynı hatayı öğreniyorum: para bir kara delik gibi yok oluyor. hisse iki gün artınca kendimi alırken buluyorum, bir hafta sonra -%15'te koltuk altından düşeni hissediyorum. artık ne zaman tüm sosyal medya aynı isimden bahsediyorsa, uzak duruyorum bu tarzdan.
-
o gün ekranda yeşil çubuklar uzadıkça klavyeye yumruğumu vurup 'bir an önce girmeliyim' dediğimi hatırlıyorum. aldım ve tabii ki ertesi hafta hafif geri çekilme başladı, koltuğa yapışıp kaldım. fomo denilen duygu insana 'kaçırıyorum' hissini öyle bir empoze ediyor ki plan yapmayı tamamen unutturuyor.
sonradan ders çıkardım: tepeyi bilmem imkânsız ama pozisyonu parçalayarak girmek mümkün. o hatalı aldığım kâğıt hâlâ portföyümde, üstüne maliyet ortalaması yapmak zorunda kaldım; bunu tecrübe etmek bana bayağı pahalıya mal oldu ama en azından bir daha 'fiyata bakmadan alma' hatasına kolay düşmüyorum.
-
herkesin konuştuğu hisseye en yüksekten girmek sanırım yatırımcının klasik hatası, ben de bunu bizzat yaşadım. sosyal medyada çoğalan havayı alım sinyali sanınca ertesi gün portföy kırmızıya dönüyor, akılda kalan tek şey pişmanlık oluyor.
-
yaşandı, tecrübe edildi: bir coin üç günde ikiye katlanınca dayanamayıp tepeden daldım, ertesi hafta yüzde otuz aşağıdan izledim.
şimdi bir şey almadan önce 'bunu millet konuşmaya başladı diye mi alıyorum' diye kendime soruyorum, cevap çoğu zaman hayır olunca vazgeçiyorum. (bkz:
fomo)
-
herkes konuşurken almak, en pahalı danışmanlık hizmeti aslında; hesabı üç ay sonra açtığında bunu çok daha iyi anlıyorsun.
-
herkesin portföy karını paylaştığı günlerde alım yapan arkadaşımın hikayesi bitmez, tepeden alıp iki ay bakıp sattı. en kötüsü de o hissenin kendini sonradan topladığını görünce yaşanan pişmanlık oluyor.
-
insanın en pahalı duygusu bence fomo. ekranda yeşil yeşil giden grafikleri görünce 'trendi kaçırmayayım' diyorsun, sonra hop tepe noktadan giriyorsun. sonrası malum, kısa sürede kırmızıya dönen bir portföy ve 'ben ne yaptım' sorgusu. bunu iki kere yaşadım, üçüncüsünde dedim ki bir dakika dur.
tabi pişmanlık sonradan geliyor ama olan olmuş, tepeden almışsın bir kere. o yüzden artık şu prensibim var: grafik yükseliyorsa acele etmemek, bölerek girmek, en kötüsü 'tüm parayı tek seferde yatırmak' hatasından kaçınmak lazım.
-
grup sohbetinde herkes ucar dedikce dayanamayip tam direnc bolgesinden almaktir fomo, uc gun sonra sart elli portfoy kontagina bakilir. en aci kismi ise sattigin tepelerin hep bir onceki tepe cikmasidir, ders hep ayni ders ama uygulamayan yine biz oluruz.
-
herkesin kârını konuştuğu gün ekrana bakıp almak kadar klasik bir hata yok. ben de tam zirveden alıp maliyeti taşıdım, hâlâ taşıyorum.
-
x platformunda herkesin aynı hisseyi konuştuğunu görüp dalmak... klasik. ben bunu iki kez yaptım, ikisinde de alışımın ardından on gün içinde yüzde 20 eksideydim. halbuki grafik zaten dikleşmişti, herkesin girdiği yerde likidite bitiyor. tepe alımının en kötü yanı, kişinin pozisyonu ortalamak için panik satış yapması. kendi kurallarımı yazana kadar bu döngüden çıkamadım.
(bkz:
fomo)