• bugün (86)
  1. piyasada en klasik hatalardan biri. herkes konuşmaya başladığında, ekran görüntüleri paylaşıldığında, 'ben de girdim' mesajları arttığında aslında döngünün sonuna yaklaşıyoruzdur ama bunu insan o anda göremiyor. fomo dediğin şey grafikte bir mum değil, içindeki o 'kaçırıyorum' hissi. o hisle alınan her pozisyon, iki gün sonra eksiye düştüğünde pişmanlık olarak geri dönüyor.

    geçen sene bunu bizzat yaşadım. bir varlık haftalarca yeşil kaldı, sonunda dayanamayıp tepeden aldım, ertesi gün düzeltme geldi. ucuz almak cesaret ister, tepeden almamak da sabır. ikisi de kolay değil, ama en azından ekranı kapatıp iki gün düşünmek çoğu zaman tasarruf ettiriyor.
  2. geçen sene bir arkadaşımın 'herkes kazanıyor' gazıyla hesabımı açtım ve ekranın yeşile boyandığı o gün en tepeden daldım. iki hafta sonra portföy yüzde onbeş eksideydi, ben hala 'uzun vadeli' diyordum. fomo aslında alım kararı değil, kalabalığa yetişme telaşı; klavye o telaşla tuşa basıyor, akıl sonradan geliyor.

    o dönemden aklımda kalan tek somut ders şu: bir varlığı almadan önce neden almak istediğini yaz. 'çünkü yükseliyor' yazdıysan zaten cevabı almışsın demektir. tepe noktadan almak kişinin şansında değil, panik alışkanlığındadır; düzeltmesi de emir değil, biraz sabır ve biraz özeleştiriyle oluyor.
  3. twitter'da hızla çıkan hisseyi görüp alıma koştuğum her seferinde iki gün sonra eksiye düştüm, o an içimdeki 'bir şey kaçırıyorum' hissi pahalıya mal oldu. kuralım artık şu, tepe alımı yaptığım hisseyi grafikle geri dönüp bakıyorum ve gerçekten bir yerden almak istiyorsam kademeli girmeye dikkat ediyorum, çünkü taban alan fomo'nun acısı uzun sürüyor.