• bugün (91)
  1. bir ay üç fatura kesip iki ay boş kalınca insan maaşlı gibi bütçe yapamıyor, o yüzden gelen paranın bir kısmını hemen faizli hesaba atıp acil fonu kalınlaştırmak kafayı rahatlatıyor.
  2. freelance gelir düzenli görünse de aslında dalgalı; bu yüzden geçen ay gelen parayı zenginlik sanmak hataya davetiye çıkarıyor. en basit yöntem, her işin parasını gelir geldiği anda otomatik olarak vergi, sabit gider ve birikim kovalarına ayırmak. ayrı bir hesapta tutunca harcama oyunu zorlaşıyor. bir türlü oturtamadığım tek nokta, iş gelmeyen aylarda o kovalardan takviye yaparken kendimi borçlu hissetmemem gerektiğini sindirmek oldu.
  3. bir ay üç iş bir ay hiç iş olmayınca maaşlı çalışan gibi bütçe yapmak zorlaşıyor. sabit giderleri ortalama gelire göre değil, badavut aya göre planlamak gerekiyor yoksa tüm birikim ocağa gidiyor.
  4. iki ay boş bir ay dolu gelirle yaşamak başta rahat sanılıyor ama vergiyi ve sağlık sigortasını ayırmazsan o dolu ay bir anda eriyor; şimdi her gelen ödemenin ilk kısmını ayrı bir hesaba kilitliyorum.
  5. birkaç müşteriyle çalışınca ay sonunda ne geleceği belli olmuyor; bazen üç ay bekliyorum. bu yüzden hesabı belli periyota yayıyorum: sabit kira, faturalar, yemek için ~X; kalan geldikçe vergi ve tampon ayrı hesaplara. üç ay gelmezse 6 ay da kaçabilir, önlem olarak borçlanmayı kısmak ilk kural. istikrarsız gelirle /... nayrıca enflasyon altında mevduatta bekleyeni anlayabiliyorum; ama yatırım öncelik sırası yer ve tavan değil. acil durum fonu bugün gibi görünüyor, en risk hesaplar tükeniyor. Özelleştirme sonrası çoğu görüyor: -
  6. düzensiz geliri olan biri olarak ben hesabı üç parçaya bölüyorum: sabit giderler, vergi fonu ve kalan kısım yatırıma ayrılıyor; sadece tek hesabı kullanınca ayın yarısı ödeme ve ocağı takip etmekle son buluyor.
    dolgun boyutlu bir lüks almadan önce bir dokuz ay nakit durumu ve kısa vadeli kredi teminat sözleşmesi koridorumu kuruyorum, freelance olmak disiplini gerektiriyor.
  7. iki sene boyunca incin faturalarla idare ettim, sonra kendime maaş çıkardım: hesaba giren her paranın önce vergi ve acil fon payını ayırıyorum. kenarda 6 aylık gideri tutunca sürekli hesap kitap yapma stresi gitti. düzenli gelir gibi davranmak, toplu parayı harcamaktan çok daha verimli.
  8. düzenli geliri olmayan birinin düzenli bütçesi olur mu, kısmen olur. ben geliri geldiği an sabit gidere yetecek kadarını ana hesapta tutup, kalanı geri kalan günlere yayarak harcamaya çalışıyorum. düzenli gelirlinin maaş günü avantajı yok bizde, o yüzden kendi kuralını kendin koymak zorundasın. ilk yıl çuvallamak normal, benim hâlâ ikinci ayda boş kaldığım oluyor.

    (bkz: bütçe disiplini)
  9. işe yarayabilen olay.
  10. freelance çalışan kişi için en zor şey geliri değil, gelirin düzensizliğinin her zaman bir kez "yüzde yüz" düzelmesi umudu. ben de ilk yıllarda parayı tek bir hesapta tutup faturaları eski tasarrufuyla öderdim; o zaman fark ettim ki nakit akışı, gelirden daha önemli. şimdi ay boyunca faturalık bir kalem birikene kadar bir tasarruf hesabında tutuyorum, düzenli kaynağa çalışanlara aktarıyorum; geriye kalanın bir kısmı yatırım araçlarında gidiyor.

    bir diğer tuzak yatırım yaparken tüm parayı aynı anda depolamadan tahsis etmek; bu tarz bir düzen, yani sabit bir oranı bu tarz kısmi paylaştırmada sakınca yok çünkü eldein acil bir işe yaramadığı taa en başında açıklıyor. kendime koştuğum ilk ders verdi ki birden güzel bir iş aldığına da kanmayın; 3 ay para akışı kontrattaki devam değil. işin kötüsü portföydeki diğer oynak varlıklarla bu düzensiz durumu birleştirirken paniğe kapılıyor çek adetimde hiç kasmadan sabit vadeye koyan biri oldum çıktı. bilin bakalım bunu sağduyu mu aldurdur ya da tecrübe mi. cevabı ben de biliyorum - o gelir gelmese bile ne ödeyeceğini şimdiden gör, o yeter.