• bugün (90)
  1. kredi çekerken hesap kitap yapıp aylık taksidi gelirin üçte birine denk getiriyorsun da, faiz iki puan oynayınca toplamda ödediğin rakam neredeyse yarım daire ediyor. bankacı 'sabit faiz' dese de erken kapama cezası da cabası, özeleştiri olarak ilk imzada vadeyi kısaltmadım diye kendime küfrediyorum.
  2. hesapları ilk kurduğumda taksidin gelirime göre makul olduğunu sanıyordum, ta ki faiz yükünün aylık dilimden gerçekten ne kadar aldığını çözene kadar. anaparanın mektup hızıyla azaldığını görmek biraz üzücü.

    faizin bütçeyi asıl bozduğu nokta, diğer giderlerin malum kalem kalem arttığı ortamda kredi taksidinin zammı takip etmemesi. zamlar yetişemeyince esneklik sıfırlanıyor. konut niyeti olsa bile tamdıbına krediyle atlanmak yerine daha küçük peşinatlı, erken kapama esnekliği olan modeller değerlendirilebilir; ilk aracı kurum ziyareti ve birkaç simülasyonu sonra anlaşılıyor.
  3. kredi çekerken bakılan tek şey taksit oluyor, oysa asıl mesele toplam geri ödemenin gelirle oranı. bir dönem faizler düşükken çekilen krediler şimdi aynı taksitle ödenmiyor gibi görünse de enflasyonla birlikte reel yük hafifledi, o yüzden eski kredi çekenler bir nebze şanslı. ama yeni çekenler için taksit/gelir oranı yüzde kırkı geçtiyse bütçe ciddi anlamda sıkışıyor.

    gözlemlediğim kadarıyla bütçeyi asıl bozan şey taksitin kendisi değil, beklenmedik gider anında nakit kalmaması. acil durum fonu yoksa faiz artışı ya da maaş gecikmesi zinciri koparıyor. önce o tamponu kurmayanlar kredinin altında eziliyor, ev sahibi olma duygusu bir süre sonra kabusa dönebiliyor.
  4. kredi taksidi başta bütçenin %30'- uyken, faizler iki katına çıkınca ödeme planı matematiksel olarak iflas ediyor; gıdadan kısıp ısıtmayı kısmak da yılın sonunda sıfır çekmeyi engellemiyor. birkaç arkadaş kirasını bile karşılayamaz hale gelince maaş zammı da yetmedi, üstelik 'eğitim' işi için gelecek fonları krediy taksidine koşuldu. (bkz: kredi taksidi)
  5. alış anında hesaplanan taksit seni tuzağa düşürmüyor, asıl vakit sonra geliyor. faize yüksek borçlandığında aylık gelirin sabit ama taksit sözleşmeye kurulu; elektrik, aidat, gıda kalemi dokunulmaya devam ederken faizi değiştirmek elde değildir. bir süre 'harcanabilir' dediğin bütçe yavaş yavaş mecburlar kervanına katılıyor.

    konforlu hissettirme iki yerden geliyor: iş garantinin sağlamlığı ve haneye tek maaşla girip girmemesi. iki taraf da şüphe dönerse kısa çalışma/ istifa vs. ihtimallerine karşı birikimi mecburi müdahale etmek lazım. restleşme önerisi olarak bu tarz krediler imza aşamasında değil, üç ay boyunca taksiti kızımın desteği olmadan ödemeyi deneyerek test edilir.
  6. konut kredisi hesaplarken herkes aynı hatayı yapıyor: aylık taksite bakıp "ödeyebilirim" diyor, toplam geri ödemeye bakmıyor. 2 milyonluk bir kredi, faizler yüzde 3'lerden yüzde 5'lere çıktığında aylık taksitte belki 15-20 bin lira oynuyor ama vade sonunda ödediğin toplam rakam neredeyse evin fiyatına yaklaşıyor. burada mesele sadece faiz oranı değil, vadeyi uzatıp taksiti düşürme tuzağı.

    açıkçası ben de ilk ev alırken sadece aylık taksite odaklanmıştım, sonradan fark ettim ki 10 yıl boyunca ödediğim paranın yarısından fazlası faize gitmiş. maaş artışı enflasyonun altında kalınca o sabit taksit bile bir süre sonra boğmaya başlıyor. peşinatı biraz daha biriktirip kredi tutarını düşürmek, faiz oranı düşükken bile uzun vadede çok daha akıllıca olabiliyor.
  7. az önce hesapladım: 3 milyon liralık 120 ay vadeli kredide aylık taksit 60 bin lirayı geçiyor, bu da evin altın gibi başka bir alternatif olmadan alınmayacağı anldıbına geliyor. yüzde 49 faizle kirayla kafa kafaya gelse bile taşınma ve aidat eklenince bütçe yine sarsılıyor.
  8. maalesef artık aylık taksit, ev kirasını geçti; ara ödemeli ya da balon taksitli ürünlere heves etmeden önce gelirin sabit kaldığı bir tabloda birkaç yıl ileriye bakmak lazım, yoksa emlakçının gülümsemesi altı ay sonra fazla pahalıya geliyor.
  9. konut kredisi çekmeden önce aylık taksiti gelirin yüzde 40'ına oturtup hesap kitap yaptım, sonra faiz bir iki puan oynayınca o tablo tamamen çöktü.

    şimdi bankadan gelen yeni oran mesajlarına sadece gülüp geçiyorum, çünkü o taksit rakamı benim bütçede ayrı bir kalem oldu (bkz: kredi taksidi)
  10. taksit gelirin %45'ine çıkınca hayat kalitesi sessizce düşüyor; ben de 'kredi faizi düşer' diye beklemiştim, beklemem bütçeyi bozdu. kredi çekerken stress testi yapın, gelir düşerse ne olur hesabı şart.