-
not your keys not your coins klişesini duymayan kaldı mı bilmiyorum ama konfor ne yazık ki hâlâ daha güçlü. para sürekli borsada duruyor çünkü çekmek masraflı, transfer kayboluyor endişesi var, emir ekranı bir tık yakın. bu kolaylığın bedeli de ani bir capit olduğunda belli oluyor.
bu piyasada kaç borsa toz oldu belli değil. donmayan, mt.gox gibi yıllarca dosya olan hikâyeler var. cüzdanda saklamak zahmetli ve stressli olabilir ama en azından anahtar sende. alım satım yaptığın kadar kalmak, uzun süre saklayacağını cüzdana taşımak artık bana en mantıklı strateji gibi geliyor. tek bir yerde tuttuğun her kuruş, boquluk mu psikoloji mi bilmiyorum, er ya da geç bedelini sormuyor. -
not your keys not your coins lafını ilk kazançta hafife alıyorsun, sonra bir platformun aniden bakiyeyi dondurmasıyla gerçekten ne kadar geç kaldığını anlıyorsun; büyük paraları mümkünse likit yerde bırakmamak daha doğru, yoksa da bekleyecek portföyün en fazla bir kısmı olsun.
-
kripto tarafında en büyük hata aldığım coini kendi cüzdanıma almadan borsanın içinde unutmak oldu diyebilirim. her ne kadar büyük sayılsa da bu platformlar birer şirket ve batma, hacklenme, delist, hesap kitleme gibi haller yaşanabiliyor.
şu an parayı cüzdanda tutmanın maliyeti vs avantajı vs tartışması bir yana, kural şu olmalı: alacağın miktar borsada değil cüzdanda olmalı. borsa sadece takas yeri olarak görülmeldi; uzun vadeli düşünenler için self custody şıklığı tek seçenek gibi duruyor. tabii kaybettiğin parayı tekrar bulamıyorsun, bunu da unutma. -
kripto borsaları banka değil, borsa da değil; büyük ölçüde denetimsiz bir emanet kasası gibi çalışıyor. hesabında gördüğün bakiyenin arkasında gerçekten o kadar coin var mı, yoksa teminat olarak kullanılmış mı, çoğu zaman bilmiyorsun. zorunlu olmadıkça uzun vadeli coini borsada bırakmamak gerektiğini ftx, celsius gibi dosyalar sonrası herkes biraz daha öğrendi ama hafıza kısa.
bildiğim kadarıyla en makul yol günlük alım satım için borsada az bir para tutup, uzun vadeyi kendi cüzdanına çekmek. donanım cüzdanı tek başına yeterli değil, seed cümlesini doğru saklamak da işin yarısı. kur belli, ödül belli, ama bir borsa battığında muhabere yok. riske tahammülü ölçme işi, karştaki kaybı değil, kendi sabırını bilmekle başlıyor.
- bugün (88)
- / 3
- yan gelirin finansal özgürlüğe katkısı
- gram altın mı çeyrek altın mı 4
- tl mevduat mı döviz mi seçimi
- uzun vadede sabır gerçekten işe yarıyor mu
- dolar kuru takip etme takıntısı 5
- zarar kes emri nasıl konulur
- kripto borsalarında para tutma riski 2
- kira getirisi mi mevduat getirisi mi
- fomo ile tepe noktadan almak 3
- yurt dışı hisse alırken vergi konusu 2
- konut kredisi faizlerinin hesabı bozması
- maaşın ne kadarını biriktirmek gerçekçi
- kira getirisi mevduat getirisi kıyası
- grafik analizi öğrenmenin ne faydası var
- maaşın yüzde kaçı biriktirilir
- uzun vadeli yatırımda sabır meselesi
- eurobond ve tahvil öğrenme süreci
- bes uzun vadede gerçekten işe yarıyor mu
- freelance çalışanın düzensiz geliri
- vergi beyannamesi verince öğrenilenler
- panik satış sonrası pişmanlık 2
- merkez bankası faiz kararı günleri
- kredi kartı taksitinin gizli maliyeti
- bist 100 endeksinin uzun vadeli getirisi
- maliyet düşürürken zarar büyütmek
- düzenli alım stratejisi gerçek işe yarıyor mu
- finansal okuryazarlık okulda öğretilmiyor
- düzenli alım gerçekten işe yarıyor mu
- asgari ücret zammının alım gücüne etkisi
- ihtiyaç kredisiyle yatırıma girmek
- / 3