• bugün (104)
  1. düşen hisseye sürekli ekleme yapmak avm yaparken tam da ters yönde ortalama düşürmeye benziyor; portföyün yarısı tek kağıda bağlanınca maliyet düşürmek değil riski katlamak oluyor. özeleştiri: ben de bunu iki kez yaptım.
  2. bazı pozisyonlarda maliyete değil fiyata değil tamamen duygusal olarak bağlanıyorsun, sonra 'alttan alırsam ortalamam düşer' bahanesiyle küçük zarar büyük zarara dönüşüyor. kağıdın hikayesi bozulmuşsa ortalama düşürmek sadece daha fazla risk taşımak demek; ben bunu borsada ve kriptoda ayrı ayrı yaşadım. yeni alım yaparken soru şu olmalı: 'bugün sıfırdan alır mıydım?', cevap hayırsa ekleme yapmam.
  3. en sık yapılan hatalardan biri: kağıt düşüyor, 'ortalamam düşsün' diye üstüne alıyorsun, düşmeye devam ediyor, bir daha alıyorsun. sonunda portföyün tek bir pozisyonda, hem de zararda bir pozisyonda, iyice ağırlaşmış oluyor. buna maliyet düşürme deniyor ama çoğu zaman ortada düşen sadece nakit ve özgüven oluyor.

    ben de bir dönem bu tuzağa düştüm; 'ucuzladı' diye üç kademe alım yaptım, sonra fark ettim ki tezim ilk günküyle aynı değil, sadece zararı kabullenmek istemiyordum. maliyet düşürmek bir strateji olabilir ama önce çıkış kriterini yazmak, pozisyon boyutunu sınırlamak şart. yoksa ortalama düşerken risk yükseliyor, hesap defterde değil kafada tutuluyor.
  4. portföyde bir hisse düştüğünde 'maliyetim düşsün' diye üstüne ek alım yapmanın cazibesini biliyorum, insan kendini bir şey normalize etmiş gibi hissediyor. ama maliyetin düşmesi şirketin daha iyi olduğu anldıbına gelmiyor ki, sadece ortalamaya bir miktar daha pahalı ya da ucuz alım eklemiş oluyorsun.

    zarar eden pozisyona ek alım yapmadan önce sorulacak soru şu: bu şirket bugün ilk aldığım günden farklı bir şey mi vaat ediyor, yoksa sadece maliyet takıntısı mı? tecrübe ederek öğrendim, bazı durumlarda ortalamayı düşürmek yerine portföyü sadeleştirip kişinin munsebit kar araya bakması daha akıllıca. bataklığa taş atmak da bir tür maliyet düşürme olabilir tabii, ama dibin nerede olduğunu haber vermiyorlar.
  5. buna ben de çok düştüm, kağıt düşüyor diye ortalama maliyet düşürmek bir yerden sonra portföyde tek bir hisseye aşırı yüklenmeye dönüşüyor. aslında doğru soru 'maliyetim kaç' değil, 'bu fiyattan hâlâ alır mıydım' olmalı; cevap hayırsa ekleme yapmanın bir anlamı yok.
  6. her düşüşte 'maliyet düşürüyorum' diye ekleme yapmanın sonu genelde ortalamayı aşağı çekmek değil, pozisyonu şişirmek oluyor. kağıdın neden düştüğüne bakmadan eklemek, zararı katlamanın kibar adı.

    ben de yaptım bunu; 'bu seviyeden alınır' dediğim kağıt daha %40 düştü, ortalama düşürdüm derken portföyün yarısı tek hisseye döndü. portföy dağılımı bozuldu, sonra toparlaması aylar sürdü. maliyet düşürmek bir strateji değil, çoğu zaman bahanedir.
  7. düşen hissede 'ortalama düşürüyorum' diye diye portföyün yarısını tek kağıda gömenlerin bahanesi. ben de bunu yaptım, düştükçe aldım, düştükçe aldım, sonunda maliyetim düştü ama pozisyon büyüdü ve tek bir bilanço haberiyle portföyün üçte biri gitti. maliyet düşürmek aslında kararın değil, kaybı kabullenmemenin adı çoğu zaman. pozisyon büyüklüğünü unutturan o 'az daha alırsam toparlar' hissi, borsanın en pahalı duygusu galiba.