-
temettü hissesinde önce sürdürülebilir ödeme gücüne bakıyorum, yani kârın ne kadarını dağıtıyor ve borcu ne durumda; geçmiş yıllarda kesintiye uğramamış bir temettü serisi bana tek bir yüksek verimden daha çok şey anlatıyor. bu tarz bakınız hisse seçimi, sonra pişman olmamak için şirketin nakit akışını da kontrol etmeyi unutmamak lazım (bkz:
temettü verimi tuzağı)
-
temettü verimine bakıp atlamadan önce dağıtımın sürdürülebilir olup olmadığına bakmak lazım; yıllardır düzenli artan temettü, tek seferlik yüksek verimden daha kıymetli bu tarz bir ayrımı yapmayan çok kişi gördüm. f/k ve borçluluk oranına ek olarak şirketin temettüyü kârdan mı yoksa borçla mı ödediğini kontrol etmek şart. geçen sene sadece verime bakıp bilançoyu es geçtiğim bir hissede dağıtım kesilince ders oldu.
bu tarz bakınız panelini açıp ödenmiş sermaye artışına da bir göz atmak fena olmaz.
-
temettü hissesi seçerken sadece temettü verimine bakmak ilk tuzak. verim yüksek görünüp kârı düşen, borcu büyüyen şirketler var; temettüyü borçla dağıtıyor olabilir. ben önce dağıtımın sürdürülebilirliğine bakıyorum: kârın kaçı temettüye gidiyor, nakit akışı desteği var mı, borçluluk seviyesi makul mü. temettü geçmişi istikrarlı mı, yoksa kriz senesi temettüyü tamamen kesmiş mi, buna da bakmadan olmaz.
-
temettü hissesi seçerken ilk baktığım şey verim değil, sürdürülebilirlik. %10 verim veren bir hisse bir süre sonra temettüyü kısıyor, hisse de çakılıyor; o yüksek verim aslında bir tuzak sinyali olabiliyor. bunun yerine şirketin kaç yıldır düzenli temettü dağıttığına, dağıtım oranına (net kârın ne kadarını dağıtıyor) ve nakit akışına bakıyorum. dağıtım oranı sürekli %90-100'lerdeyse bir gün ödeme yapamamaya başlayacak demektir.
sonra borçluluk ve sektör istikrarı. yüksek temettü çoğu zaman sıkışmış sektörlerde çıkıyor; büyüme şansı olmayan şirket parayı geri alım ya da temettüyle veriyor. portföyde çeşitlilik için birkaç farklı sektörden düzenli temettü veren hisse tutmak mantıklı geliyor. geçmişte sadece verime bakıp aldığım ve temettüyü kestiğinde zararına çıktığım oldu, o yüzden artık önce bilançoya bakıyorum, verime en son.
-
temettü hissesinde benim ilk baktığım şey verim değil, temettüyü kaç yıldır düzenli ödediği oluyor; yüzde on verim vaat edip iki yıl sonra kesen şirket çok gördüm. yanına dağıtım oranı ve borçluluk eklenince tablo netleşiyor, yoksa sadece getiriye bakmak klasik acemilik.
-
temettü verimi tek başına bakılınca yanıltıcı oluyor; yıllardır dağıttığı temettünün istikrarına ve borçluluğa da bakmak lazım. yoksa temettü kralı ilan edip bilançoyu hiç okumamak sonra buruk bir tecrübeyle dönüyor insana.
-
temettü hissesi alırken ben artık yüzde kaç veriyor diye bakmayı bıraktım, çünkü yüksek verim çoğu zaman bir tuzak. önce şirketin temettüyü ne kadar süredir ve bozup bozmadığına bakıyorum; on sene düzenli temettü dağıtan bir şirket, gelecekte de dağıtmaya daha meyilli oluyor. sonra serbest nakit akışına bakıyorum, dağıttığı temettü we bu nakit akışı sürdürülebiliyor mu, yoksa borçla mı ödüyor; oranlık dağıtıp borçla yaşayan şirketler var malesef.
payout ve temettü veriminin yanında şirketin sektörü de önemli; her yıl düzenli karpayı veren bir banka ve benzeri bilançonun, benim keyfime göre ödenen temettü değil. yani esas olan temettünün istikrarlı ve zamanla artan bir yapıda olması; ne kadar yükcikse iyi diye düşünmek bırakın gitsin. portföyümde bu kriterleri geçemeyen kağıda dokunmadan geçiyorum artık.
-
temettü listesini gazete manşetindeki yüksek verim oranıyla değil, uzun süredir artan ya da istikrarlı ödeyen şirket kaydıyla daraltıyorum. yüksek oran çoğu zaman düşen fiyatın yan etkisi, bunu unutmamak gerek.
kâr istikrarı, makul borçluluk ve nakit yaratabilme kabiliyeti arıyorum; tek yıllık verim benim için yemleme, arkadaki hikâye belirleyici.
-
temettü verimi tek başına bakılacak şey değil, yüzde ona kanıp giren çok kişi gördüm sonra temettüyü fiyattan geri aldı. önce dağıtımın sürdürülebilirliğine bakıyorum, yani şirket kârının ne kadarını dağıtıyor ve borcu ne durumda; geçmiş beş yılın ödeme istikrarı da bence verimden daha önemli.
-
temettü hissesi seçerken önce verimlilik oranına bakıyorum ama tek başına yeterli değil, şirketin dağıttığı kâr sürdürülebilir mi ona bakmak lazım. bir sene %15 verip sonraki sene hiç vermeyen şirket bolca var, o yüzden en az 5 yıllık temettü geçmişine bakıyorum.
payout oranı da önemli, %90 dağıtan şirket muhtemelen borçla dağıtıyordur. sektör, borçluluk, serbest nakit akışı derken iş büyüyor. yoksa bakınız sadece yüksek verim diye atlayan çok kişi gördüm
temettü tuzağı, sonra üzüldü.