• bugün (84)
  1. istanbul'da ortalama bir dairenin brüt kira getirisi yi çoğu yerde %0,3-%0,5 aralığında, yani mevduat faizinin yanına yaklaşamıyor bile. ama işin içine gayrimenkulün uzun vade değer artışı ve kiracı riski girince hesap karışıyor. mevduat bugün net bir sayı veriyor ama üç yıl sonra ne olacağını kimse bilmiyor. kısaca kirayı tek başına değil değer artışıyla, mevduat faizini de enflasyonla beraber düşünmek lazım yoksa karşılaştırmak elmayla armut. yine de vakti olmayan kiracıyla uğraşmayı sevene kolay gelsin diyelim, tatsız tarafı hiç enflasyon muhasebesi gibi değil.
  2. iki milyonluk daire aylık kiranın bugün ortalama markette on beş binde kalması can sıkıcı. yani yüzde dokuzluk brüt getiri; aids ve stopajı dizip aidatı çıkartınca eline kalan yedi, altıya düşebiliyor. aynı iki milyonu faize koysan aylık net on beşe yakın para getiriyor, kaldı ki bugün hatırı sayılır banka yüzde ellileri vaat ediyor. bi taraf sürekli getiri garantisi değil ama diğer taraf beş dakikada çıkabileceğin nakit.

    kiracılı mülkte risk ölü, çürük kiracı, bin site yönetimi, vergi beyanları... toplamı hesaba girince faiz bir anda cazip hale geliyor. tabi mevduatta uzun vadede reel getiri yok; kira tarafı enflasyonla birlikte kısmen değer emer, hem de mal yerli bir varlık. sonuç olarak; rakam sabit kira tarafı, oran değişir anlık faiz tarafı. tercih ve risk algısındaki.
  3. ev fiyatının yüzde kaç getirdiğini yıllık kira geliriyle ölçtüğünde mevduat faizinin oldukça altında kalan konutlar var; üstüne tapu, deprem sigortası ve boş kalma riskini de eklersen tablo daha da netleşiyor. yine de kira gelirindeki enflasyon endekslemesini ve gayrimenkulün uzun vadedeki değer artışını hesaba katmadan kesin bir şey söylemek yanıltıcı olur.