• bugün (86)
  1. yirmili yaşlarda harcanan para pişmanlık olmuyor ama otuzda hesabı boş görünce bir miktar telaş başlıyor. o telaşı panik alışverişine çevirmek yerine her ay maaşın belli bir yüzdesini otomatik ödemeye bağlamak daha mantıklı. ilk başta tutar küçücük görünüyor ama üç ay sonra biriken paraya bakınca insan yelkenleri suya indiriyor. geri kalanı zamanın işi, kimsenin sihirli bir formülü yok.
  2. otuzunda birikime başlamak geç kalmak değil, hic başlamamış olanlara göre hâlâ avanta. benim çevremde hep 'ben yirmisinde eurobond aldım' itirazları oluyor, sayın o iki kişi dışında gerçekten başlayan çok az insan var. otuz yaş, kariyer oturmuşken ilk ciddi maaşı alıp kenara üç kuruş atmanın adı; klişe ama bunu yapınca gerisî zincir gibi geliyor.

    başlarken portföyün büyüklüğüne değil alışkanlığa odaklanmak lazım, aylık 5 bin değil 500 lirayla başlasan bile düzeni yerleşince miktar zamanla artıyor. en büyük para kaybı gecen ilk belki 5-6 yıl, kalanı telafi edilebiliyor.