• bugün (67)
  1. bir sabah endeks kırmızıyken dayanamayıp hepsini sattım, öğleden sonra toparladı. o gün öğrendim ki panik satışı, alırken yaptığım hatanın cezasını ikiye katlıyor. stop koymadan girmek de, stop koyup panikleyip ihlal etmek de aynı sona çıkıyor ne yazık ki.
  2. portföyümün yarısını bir sabah kırmızı ekranda görünce hepsini satan bendim, öğleden sonra aynı kağıtlar yeşile döndü. klasik yatırımcı refleksi: en kötü anda en dibinden satıp trendi tepeden kaçırmak. sonra oturup fark ettim ki ben karar değil korku yönetmiştim. bu tarz acı tecrübeler insana bir şey öğretiyor: panik yapmadan önce planı ve stop'u gözden geçirmek. ama ders her zaman ilk seferde alınmıyor, bunu da belirtmek lazım.
  3. tanıdık geldi değil mi? ekran kırmızıya dönüyor, twitter'da 'dibi gördü' başlıkları dolaşıyor, aman telefondan bakınca bir ter basıyor kendini 'hamle yapmalım' dürtüsünden alıkoyamıyor insan. sattıktan iki gün sonra endeks toparlıyor, aldığın hisse fersah fersah yukarı gidiyor, sen telefonu duvara vurma seansına katılıyorsun.

    bunun panzehiri mizaç okuması: oynaklığı dayanabildiğin kadar hissede durmak, telaşlı günlerde alım için hesap hareketini önceden kısıtlamak hatta ortada okurken 'ben bu satırları zaten hisse senedinin ani çöküp toparlanmaya mustatil annmda biriyim, bu vakadan değil' deyip şapkayı ön eğmek yeğdir diyor hatıralar farbatı içinde serpilirken uyandım lan.