-
bu ikilemi ben de aylarca yaşadım ve dürüst cevap şu: ikisi farklı işler yapıyor. fon, senin yerine analiz yapan bir ekip ve çeşitlendirme getiriyor; buna karşılık yönetim ücreti kesiliyor ve bazı fonların yüksek gider oranı uzun vadede getiriyi ciddi aşındırıyor. doğrudan hissede ise temettü, bedelsiz ve şirket bilancosunu kendin takip ediyorsun; portföy tek bir sektöre kaymışsa o risk tamamen senin omzunda oluyor.
pratik yaklaşımım şöyle oldu: çekirdek portföyü endeks fonunda tutup geri kalanına, gerçekten tanıdığım sektörlerde bireysel hisseyle giriyorum. bu tarz bir bölüşüm göze tek başına yatırım gibi duruyor ama zamanla hem öğretiyor hem de tek hisse hüsranını sınırlıyor. acı tecrübeyle öğrendim ki tek şirkete portföyün yarısını koyduğumda bilanço açıklamasını gece yarısı izleyen birine dönüşüyorum; o noktada sorun yatırım değil, uyku ve denge oluyor.
- bugün (92)
- / 4
- maliyet bahaneleriyle zararı büyütmek
- ilk maaşla yapılan yatırım hataları
- asgari ücret zammı ve alım gücü
- merkez bankası faiz kararı günleri 2
- bist 100 endeksinin uzun vade getirisi
- borsa istanbul da ilk yıl dersleri 4
- yurt dışı hisse vergisi nasıl işliyor 2
- freelance gelirini düzenli yönetmek
- uzun vadede sabrın bedeli
- nasdaq ı gece takip etme alışkanlığı
- yatırım fonu mu doğrudan hisse mi
- dolar kuru takip takıntısı 2
- düzenli alım stratejisi gerçek işe yarıyor mu
- düşen hisseye ek alım yapmak mantıklı mı
- freelancer düzensiz gelir yönetimi
- enflasyon muhasebesi ne işe yarar
- kira getirisi ile mevduat getirisi
- türkiye de işlem yapmak vs yurtdışı
- Amazon Türkiye
- freelance gelirinde düzen tutmak
- enflasyon muhasebesi ne anlatıyor
- acil durum fonu kurma heyecanı
- borsa istanbul da ilk yıl notları
- vergi beyannamesi doldururken öğrenilenler
- ihtiyaç kredisi çekip yatırım yapmak
- vergi beyannamesi verirken ogrenenler 2
- konut kredisi faizlerinin hesabı bozması
- maaşın ne kadarını biriktirmek gerçekçi 2
- portföyde altın bulundurma oranı 2
- maliyet düşürmek uğruna zarar mantığı
- / 4