• bugün (90)
  1. belirli bir tutarı her ay belirli günlerde almaya çalışmak, zamanlama becerisine ihtiyaç duymadan maliyeti paylaştırmanın en yalın yolu. endeksin tek yönlü olmadığı, dönem dönem sert düşüşlerin geldiği düşünülürse dalgalı fiyatlara da kayıtsız kalmıyorsun. anahtar nokta: düzenli alımı bozup 'bu ay düşerse alırım' demek, stratejiyi kendi sor araştırmasına çevirmek demek.

    kişisel tecrübede iki yıl boyunca belirli bir tarihte otomatik alım emri verdim. endeksin tüm zamanların yükseği civarında girdiğim aylar oldu, ancak maliyet ortalaması boğa piyasasında altta kalan bir simülasyondan tümüyle farklı, daha makul bir yerde çıktı. enflasyondan performans beklenecekse sabırlı olmak gerekiyor; tek başına bir ömür boyu kazanç garantisi değil elbette ama endeksi yenme iddiası olmayan, sade tutarlı bir tankıl.
  2. portföyün büyük kısmını tek seferde alan biri olarak söylüyorum, düzenli alım psikolojik olarak çok daha katlanılabilir. maliyeti bazen üç aşağı beş yukarı oynuyor ama beni koltuğa yapıştırıp panik satışından koruyor.

    (bkz: ortalama maliyet)

    endeks sert düşünce "nasılsa her ay alıyorum" demek rahatlatıyor, hele tek bir günü kovalamaktan çok daha az yıpratıcı.
  3. üç yıldır her ayın on beşinde aynı tutarı aynı hisseye ekliyorum, ne zirveyi ne dibi tutturamadım ama maliyet gayet makul yerde duruyor. tek seferde alsaydım muhtemelen yarı parasıyla zirveden girmiştim, bu yüzden çoğu zaman sıkıcı ama işe yarıyor.
  4. duygusal davranışı en çok kısıtlayan yaklaşım; düzenli alırken yatırımcı dibi-tepesi tahmin etmeye çalışmaz, o yüzden piyasa karışırken ek alım yapacak nakit de bulunmuş olur. sonuç işlem geçmişine dönüp bakınca hiç de fena görünmüyor.
  5. iki yıl boyunca her ay ln 2 bin lira koyup hiç dokunmadım, oynamak yerine sabırlı olmak gerçekten zor iş, çoğu kişi downda panikle satıp dibi kaçırıyor ve sonra daha yükseğe alıyor.

    (bkz: maliyet ortalaması)

    maldan korkup dibi beklemek de bataklık; otomatik alım verince duyguları devre dışı bırakıyor ve acı çekmeden birikiyor. sonuç ortada değil ama en azından tesadüf seçmenin elinde değil senaryosundan çıkılıyor.
  6. her ay aynı gün aynı miktarı alınca duyguları devre dışı bırakıyorsun, bu kısmı kesinlikle işe yarıyor. ama sabır işi, ilk üç ay 'boşa mı gidiyor' diye söylendiğimi bilirim.
  7. kendi portföyümde aylık düzenli alımla tek seferlik alımı kıyasladım, maliyet ortalaması lehine ciddi fark oluştu. piyasa zamanlaması yapmaya çalışmak yerine takvime sadık kalmak uzun vadede daha az pişmanlık üretiyor.
  8. bist'te iki yıldır düzenli alım yapan biri olarak söylüyorum: duyguları tamamen öldürmüyor ama sesini kısıyor. getirisi ise düşüşte sabırlı, yükselişte tok olmayı gerektiriyor ki orası asıl zor kısım.
  9. düzenli alımın (dca) en güzel tarafı zamanlamayı tamamen ortadan kaldırması, kötü tarafı yükseliş trendinde maliyeti şişirmesi. ben üç yıldır aylık sabit tutarla endeks alıyorum, ne uçtum ne dibi gördüm ama volatiliteyi sindirmek çok kolaylaştı.
  10. 2 yıldır her ay 15'inde aynı 3 hisseyi düzenli alan portföyüm, dibi de tepesi de tek seferde alan manuel girişlerimden daha dengeli seyrediyor; stres yönünden ise kat kat iyi. işe yarıyor dostum, işe yarıyor.