• bugün (89)
  1. enflasyon muhasebesi nedir diye soranlara basitçe şöyle anlatayım: şirketlerin finansal tablolarını enflasyon çıkararak tekrar düzenlemektir. paranın satın alma gücü düştüğü için geçmişte alınan bir stok, bugünün rakamlarıyla yazılır ve kâr gerçeği ortaya çıkar. birçok şirket bu düzenlemeden sonra kâr mı zarar mı net görebiliyor.

    bilanço okumayı seven biri olarak söylüyorum, bu düzenleme gelmeden önce rakamlar tamamen yanıltıcıydı, makyajlı bilançolar vardı. temettü hesaplarken, değerleme yaparken bu düzeltilmiş tabloyu baz almak faydalı oluyor. yalnız vergi tarafı, özkaynak farkları gibi konular işi bayağı bir karmaşıklaştırıyor. şirketten şirkete etki farklı oluyor, okuyup anlamadan pozisyon açmak bana doğru gelmiyor.
  2. şirketlerin nominal olarak kâr açıklayıp reel olarak zarar etmesini engellemeye çalışan bir düzeltme yöntemi. bilançoda parasal olmayan kalemler endeksle güncelleniyor, parasal kalemlerin satın alma gücü kaybı da gelir tablosuna yansıyor.

    (bkz: tepav enflasyon)

    ilk bakışta her şeyi karmaşıklaştırıyor gibi duruyor ama özünde şirketin gerçek performansını enflasyonun yarattığı optik kâr illüzyonundan ayırmak için var.
  3. enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde şirket bilançolarının reel durumunu görmek için kullanılan bir muhasebe düzeltmesi. özünde, tarihi maliyetle tutulan kalemleri dönem sonundaki satın alma gücüne çeviriyor. yani nominal olarak kat kat büyümüş görünen kâr, düzeltildiğinde çok daha mütevazı çıkabiliyor.

    borsada şirket analizi yaparken bunu atlamak büyük hata. ben bir kere enflasyon düzeltmesini hiç okumadan bir holdingin net borcuna bakıp yorum yapmıştım, sonra düzeltilmiş tablo bambaşka bir tablo çizdi. o günden beri bilanço okurken önce dipnotlara, sonra ana tabloya bakıyorum. hata insanı yavaş yavaş öğretiyor.
  4. kısaca, şirketin bilançosundaki tarihi maliyetle kayıtlı kalemleri enflasyona göre yeniden ifade etmek. ham maddeyi yıllar önce aldıysan onun bugünkü kağıt üstünde taşımasıyla satış rakamı arasında kalan farkın doğru yansıması meselesi. bunu yapan şirketlerin kâr rakamı bazen bir anda aşağı geliyor, bazen yukarı; bu yüzden ayıklanmadan doğrudan bakmak yatırımcıyı yanıltır.

    kira enflasyondan muaf değildir diyenlere de not: reel getiri hesabı yaparken mutlaka dönem başı ve dönem sonu dengeleri ayırmak gerekiyor. raporları okurken 'net kâr'a değil, özkaynak kârlılığının reel hâline bakmayı alışkanlık hâline getiren daha zor aldanır. yoksa enflasyon zaten fiyatlara sızmışken, muhasebe etkisiyle iyi görünen şirket kârına aldanmak işten bile değildir.
  5. işin özü, şirketin nominal rakamlarını enflasyondan arındırıp gerçek kârına ya da zararına yaklaşmak. stok, alacak ve borç kalemleri ayrı ayrı değerleme yöntemiyle düzeltiliyor, bu yüzden aynı bilanço iki farklı dönemde birbirini tutmayabiliyor. ben bir şirketin tablolarına bakarken artık önce enflasyon muhasebesi uygulanıp uygulanmadığını kontrol ediyorum, yoksa yorum tamamen sapıyor. özellikle temettü verimini borç ağırlıklı şirketlerde bu düzeltme ciddi şekilde değiştiriyor.
  6. halka açık şirketlerin bilançosunu enflasyona göre düzeltme işi; kâğıt üzerinde kâr misal, vergi ödemesi gerçek oluyor. ben de ilk başta dibs'i tms 29'la karıştırıp saçmalamıştım, temettü hesabı yaparken akıllandım.