• bugün (84)
  1. bilançoda kar var ama kasadaki para erimiş, işte tam bu noktada devreye giriyor bu meret. ilk bakışta karmaşık görünüyor ama özünde paranın satın alma gücünü korumakla ilgili, bunu kavrayınca şirketlerin gerçek performansı da netleşiyor.
  2. bilançoyu okuyuş şeklim bile değişti bu mesele yüzünden. nominal kâr büyürken reel tarafta ne olup bittiğini ancak dipnotları ve düzeltme farklarını okuyunca anlıyorsun, o yüzden artık şirketlere sadece fiyat bakmıyorum. enflasyondan arındırılmış rakam bazen epey acıtıcı çıkıyor.

    bilanço kalemlerini tek tek irdelerken kafam yanmıyor değil, ama uv'de alırken hangi şirketin gerçekten değer ürettiğini görmek için şart. yoksa nominal kârın tuzağına düşmek çok kolay.
  3. şirket kârlarını olduğundan şişkin gösteren bu meseleyi anlamadan bilanço okumak kör uçuş gibi, o yüzden yeni dönemde temettü tekliflerine bakarken iki kez düşünüyorum. kocaman kâr açıklayıp temettüde el sıkışanlara hâlâ içimden gülüyorum burada işler bi tuhaf.
  4. bilmeyince tablolarda iki farklı rakam gördüğümde küfre kadar giden bir yol vardı; sonra durup mantığını kurmaya çalıştım. enflasyon muhasebesi kaba haliyle, parasal olmayan kalemleri ve gelir tablosunu tfl bazında güncelleyerek paranın satın alma gücünü tek perdeye taşıyor, böylece gerçek y karla ek koşulu iyileşmesi ayrışıyor.

    mesela bir şirkette nominal kar yük kalem gösteriyormuş dayız görebiliyorsun ama asıl rekabet gücünü yansıtan dedikodusu farklı bir satır oluyor. kendini 'hisse ucuzmuş' hissine kaptırmamış; dört hisseli fiyatlar, net kârın ne kadarını hangi para biriminde yarattığı karşılaştırmadan farklı çıkan ilişkiyi bile indiririm tarafından bu tarz tabla cümle kurdunki bozdolarlik çözmek te kalkar asıl.
  5. enflasyon muhasebesi denen olay ilk bakışta bir muhasebe meselesi gibi duruyor ama işin özü aslında paranın satın alma gücünü korumakla ilgili. bilançodaki stok, demirbaş, özkaynak kalemlerini enflasyon oranıyla düzelttiğinizde şirketin gerçek kârı ortaya çıkıyor, yoksa kağıt üstünde kâr yazarken cepte para kalmıyor. ben kendi portföyümde de aynı mantığı kurmaya çalışıyorum, nominal getiriye bakıp sevinmek yerine reel getiriyi hesaplayınca hikâye tamamen değişiyor.
  6. bilançoda stoklar ve sabit kıymetler yeniden değerlenince özkaynak patlıyor ama nakit aynı nakit; yani kâr rakamı bir anda anlamsızlaşıyor. enflasyon muhasebesi sonrası f/k'lara bakıp 'şirket ucuzlamış' demek, halbuki sadece muhasebe değişmiş, en klasik yatırımcı tuzağı.
  7. şirket kâr açıklıyor ama enflasyon muhasebesi uygulayınca rakam buharlaşıyor, borçlu çıkıyor. bir türlü kafamda oturtamadığım, her çeyrek baştan öğrendiğim konu.
  8. gelir tablosundaki kârın reel olarak ne zaman hayal ürünü olduğunu anlatan bu düzenleme, aslında stok devir hızı ve sabit kıymet yenileme maliyetine bakınca şirketin gerçek kârını sorgulatıyor. bu tarz tabloları okuyunca 'temettü veriyor' diye aldığım hisselerde aslında enflasyondan kaynaklı şişkinliği ödüllendirdiğimi fark ettim.
  9. enflasyon muhasebesi denince kafamda bir tür finansal matematik karışıklığı canlanıyor. şirketlerin bilançosu artık enflasyon etkisine göre düzeltilip yeniden sunuluyor, ama bu durum özkaynak ve kârlılık rasyolarını öylesine kaydırıyor ki eski alıştığım tabelaları bir anda tanıyamıyorum.

    açıkçası bunu tam sindirene kadar bilançolardan çok grafiklere bakarak idare ediyorum. temettü veriminin bir anda farklı görünmesi, net kârın birden aritmetik olarak sapması insanda "hata mı var" hissi uyandırıyor. ama galiba olay; paranın zaman değerini enflasyonla eğip büküp en tarafsız haline getirmek. yatırımcıya düşen iş de sadece sayıya değil, düzeltilmiş rasyoya bakmayı öğrenmek.
  10. bu terimi ilk duyduğumda "hau, neyi muhasebeleyeceğiz, ciroyu mu kârı mı?" demiştim doğrusu. özellikle nakdi ağırlıklı olmayan şirketlerin bilançolarında dik duran bir rakamın, birden anlamlı bir biçimde kucaklaması insanın kafasını allak bullak ediyor. firmalar eskisi gibi yüksek enflasyona göre düzeltilmeyince kâr rakamları hesaplama biçimine göre uçuyor.

    geçmiş enflasyona endeksli tablolar, tasarruf sahibi için "kâr arttı mı" sorusunun kısa cevabını genelde vermiyor. sözgelimi elektronikte satılan malın maliyeti farklı düşününce tablo birden değişiyor. sonuç: bilanço okumasını yıllık grafiğe bakarak öğreniyorsun, ama fatura hep karışık.