• bugün (98)
  1. üç ay destek-direnç çizdim, sonuçta aldığım hisse çizgiyi değil beni kırdı. yine de kör dalamaktan iyidir; en azından nerede yanıldığımı grafikte gösterebiliyorum.
  2. ilk üç ay boyunca grafiğe bakıp 'abi bu patlar' diye hisse aldım, sonra öğrendim ki aynı grafiğin üç farklı senaryosu var. artık en azından kaldıraç açarken stop seviyesini önce belirliyorum, kâr hayalini sonraya bırakıyorum.
  3. trend çizgisi ve destek-direnç işaretlemek, panik içinde yapılan habersiz alımları bir ölçüde dizginliyor. sihirli bir kehanet aracı değil elbette, ama fiyatın geçmiş davranışı en azından bir çerçeve sunuyor ve bu çerçeve özeleştiri yapmayı kolaylaştırıyor.
  4. grafik okuyorum diye kesin kazaniyorum diyen yalanci, grafik okumak girmeden once nereye risk koyacagini bilmeni sagliyor, gerisi illuzyon.

    destek ve direnc cizgileri buyuk sermayenin nerede durup nerede ortalama yaptigini sana fisildiyor, sen de alma ve satma zamanlamanı o fişiltiya uydurursan daha az zarar ediyorsun.
  5. uzun süre grafik analizine burun kıvırdım, sonra bir düzeltmede %40 düşen hissede pozisyon boyutumu hiç yönetemediğimi fark ettim. destek direnç okumak sana sihirli kâr vaat etmiyor, işe girdiğin fiyatı ve stop noktanı disipline ediyor esas olarak. faydası kerametten değil, insanın kendi duygusunu bir grafiğe bağlı kalarak kontrol etmesinden geliyor diye düşünüyorum.
  6. 'grafik biliyorum' diyen çoğu hesabın aslında destek ve direnci ekrand akendi gözüyle işaretlediğini gördüm. faydası borsa kehanetinde değil, insan psikolojisinin haritasında: nerede satıcı olduğunu, nerede durman gerektiğini görebiliyorsun. alım fiyatını, stop seviyini grafik üstünde belirlemek bana zarar ettirmekten çok disiplin kazandırdı.

    yine de grafik bir garip ritüel değil. tek başına bakana kırık cam parçası gibi; o bantların, hacmin ve konumun önemi oluyor tabii. temettü şirketlerinde temeli sabit ve grafiği arka plan yapmak, elli elimi bağlamak zaten. grafik hesabım buysa, temel şirket ben. sırf çizgi hareketle şirket sıfırlamak da akıl kâr değil.
  7. destek-direnç ve trend çizmeyi öğrendiğimde portföyümün ikiye katlanacağını sanıyordum; gerçek şu ki grafik bazen alım-dirim için bahane, bazen de boşa baklanan çizgiler oluyor. yine de işlem disiplini kazanmak ve histeri anında sakinleşmek için fiyat verisini takip etmek hiç kötü değil.
  8. iki yıl önce her formasyonu ezberledim, sonuç: destek dediğim yer üç gün sonra direnç oldu. faydası var mı derseniz, en azından nerede trene bineceğimi değil nerede ineceğimi hesaplamayı öğrendim, o da bana yetti.
  9. çizgilere bakıp geleceği göreceğim hissi çok tatmin edici de ama gerçek pek öyle çıkmadı. destek dedik oradan döner, aşağı kırılınca direnç oldu derken üstüne yapıştırdı. çizgi çizmek bir yetenek, okuyabilmek ayrı bir yetenek ama tek başına yetmiyor, hacim ve temel hikaye yoksa çizgiler havada kalıyor.

    benim ayıklaya çaylaklığım 200 lira spread ödeyip her trendi satın almaktı, sonra grafiğin şeker olduğunu kabullenmek birkaç ay sürdü. yine de meslek edinmem şart değil ama desteğin ve direncin ne olduğunu bilmek, birilerinin sana yutturmasını engelliyor. eğitici yönü yadsınamaz, ekmek yedirmesi ip sipariş belirsiz.
  10. grafik analizi öğrenmek bir süre sonra farkındalık yaratıyor, destek-direnç ve formasyonları tanıyınca yanlış zamanlamalar azalıyor. ancak tek başına yeterli değil, temel analizle birleştirmeyince grafikler bazen aldatıcı olabiliyor.