-
bankanın ilan ettiği oranla çekilen kredinin toplam geri ödemesi arasındaki uçurumu görünce insan bir durup düşünüyor. 1 milyon çekip 3 milyon ödemek, matematiği lisede bırakanı bile hüzünlendirir. maaş artışı enflasyonu yenerse erken kapama mantıklı olabilir diyorlar ama taksit öderken finansal özgürlüğün kampüs çıkışına kadar uzaması can sıkıyor. peşinat varsa ve sabır varsa kira ödemek bir yere kadar mantıklı, ama faizler böyle giderse hesap kitap yapan çoğu kişi mülksüz yıllara devam edecek gibi.
-
geçen sene konut alırken aylık 18 bin taksitle alırım diye hesap yapan bir arkadaşım vardı, bugün aynı daireye 34 bin ödüyor. hesap dediğin şey faiz beş puan oynayınca tamamen çöp oluyor, üstüne bir de peşinatı park ettiğin vadeli mevduatın getirisi krediyi geçmiş. neyse ki o dönem krediyi çekmeyip kirada kaldım, ama kira da kredi taksidini geçti, o yüzden hangi taraftan baksan hesap yine bozuk. bu işin matematiği yok, sadece zamanlama meselesi ve ben o zamanlamayı ısrarla tutturamayanlardanım.
-
ev alma hevesiyle oturduğun evin kredisini hesaplarken aylık ödemenin mezata dönmesi tam bir hüsran. o parayla endeks fonu alsam getiri kaç olur diye hesaplayınca da ev sahibinin yüzüne bakamıyorsun.
-
2,5 milyon kredi demiştim geçen sene, faiz 1.20'ye sabitlenince taksit 35 bine fırladı ve aylık ödemem kiramın iki katına çıktı. yalan yok, hesabı kağıtta yapıp aynanın önünde tekrar hesaplamak arasında dağlar olduğunu o zaman anladım.
-
geçen sene aylık ödemeyi hesaplayıp 'bu kadar öderim' diye ev gezen arkadaş, faizler yükselince aynı taksitle yarı metrekareye razı hale geldi; kredi hesabı uzun vadede ödenen toplamın neredeyse üç katına çıktığını görünce insan bir durup düşünüyor. kredi sabit kalsa bile yanında çalıştıramadığınız birikimi peşinat olarak masaya koymayı kendime hak görüyorum, yoksa faize çalışan taraf sadece ev değil, ben oluyorum.
-
geçen ay arkadaşla konut kredisi hesapladık, aylık taksit kiradan düşük çıktı diye sevindik ama toplam geri ödeme neredeyse evin iki katı. bu tarz bir tabloda peşinat yetmiyorsa matematik sadece ilk ayı kurtarıyor. faiz gideri vergiden düşülmediği için gerçek maliyet olduğundan yüksek. sabit geliri olan için bile riskli, işten çıkarsan üste borç kalıyor.
bu tarz kredi hesaplarında erken ödeme cezası da cabası, bankanın ilk yılları faizle doldurduğu bir taksit yapısı var. 'kiradan ucuz' diye atlayanları çok gördüm, sonra aidat, tapu, emlak vergisi derken hesap şaştı.
-
konut kredisinde aylık faizin yüzde 3'ün üstüne çıktığı yerde taksit öderken sanki ev sahibine değil bankaya kiracı oluyorsun. masaya oturup toplam geri ödemeyi hesaplayınca "vazgeçtim" dediğim daire sayısı hiç de az değil.
-
aynı daireyi 60 ay vadeli hesapladığımda toplam geri ödeme peşin fiyatını ikiye katlıyor. o zaman anlıyorsun ki mesele taksiti ödemek ya da ödememek değil, reel olarak servetini koruyor musun sorusu.
-
konut kredisi çekmeyi düşünen biri olarak iki haftadır hesap kitap yapıyorum ve her seferinde sinirlerim bozuluyor. geçen sene aynı konut için çekilecek kredinin aylık taksidi maaşımın yüzde kırkına denk geliyorken şimdi faizler yükseldikçe o oran yüzde yetmişlere çıktı. yani ev almak istiyorsun ama bankaya çekilen krediyle aslında kendine değil bankaya oturuyorsun bir nevi (bu tarz) hesap. çevremdeki birçok kişi 120 ay vadede ödediği toplam tutarın evin fiyatına neredeyse üç katına yaklaştığını görünce kirada kalmayı tercih etti, damdan düşen birinin buna yorumu ancak bu olur (bu tarz) dediğim noktadayım.
-
kredi faizi arttıkça insanın kafasındaki hesap da bozuluyor. geçen sene 'bu taksiti rahat öderim' dediğin daireye bu sene bakıyorsun, aynı metrekare aynı semt ama taksit neredeyse iki katına çıkmış. banka faiziyle birlikte toplam geri ödeme, anaparanın katılı olduğu için önce bir 'acaba almaya değer mi' sorusu geliyor. benim gözlemim şu: faiz yüksekken insanlar kısa vadeye kaçıyor, kısa vadede taksit deli gibi yükseliyor, sonuç yine hüsran. girdiğim dönemde üç ayrı bankadan teklif aldım, hepsinde toplam maliyet ilan edilen faizin çok üstünde çıktı çünkü dosya masrafı, ipotek, hayat sigortası hepsi işin içine giriyor.
bir de şu var: faiz yükseldikçe millet 'nasılsa düşer' diye bekliyor, bu sefer ev fiyatları düşmüyor, sadece senin bütçen beklerken eriyor. acı tecrübe şu ki krediyi onaylatan dönem ile inşaata başlayan dönem arasında bile maliyet değişiyor. o yüzden 'hesabım tam tuttu' diyen adama pek inanmıyorum artık, ortada tutan bi hesap varsa o da bankanın hesabı.