• bugün (102)
  1. yüzde 20 biriktirme söylemi ancak kirada oturmayıp aile yanında kalanlar için tutan bir oran, istanbul'da yalnız yaşayan biri için dokundu mu maaşın yarısı kira ve faturaya gidiyor.

    ben bu yüzden sabit oran yerine masrafı önce kırpıp kalanın yüzde 30'unu yatırıma ayırma yolunu tuttum, az ama sürdürülebilir olan bu.
  2. kiraya ve mutfak masrafına bakan biri için yüzde on bile başarı, kira ödemeyenler için yüzde otuz kulağa makul geliyor. esas soru yüzde kaç değil, maaş yatar yatmaz önce birikimi ayırıp kalanla geçinmeye çalışmak.
  3. kağıt üstünde yüzde 20 çok klasik bir oran ama ele avuca sığmıyor. kirada oturup kredi kartı taksidi olan biri için %10 bile dişini sıkmak demek; ailesiyle yaşayıp kenara atabilen için %50 rahat mümkün. ben bankaların otomatik talimatına parayı altın veya endeks fonuna yönlendirerek başladım, elde kalınca harcanıyor çünkü. gerçekçilik hedefi tek kelimeyle elle kalana bakmadan yatırım hesabına dokunmamak sınırını çekmek.
  4. gerçekçilik kira, ulaşım ve borç ödemelerinden sonra ne kaldığıyla başlıyor. ben ilk işe girdiğimde maaşın yüzde 40'ını biriktirmeyi hedefleyip ilk ay sonunda sadece yüzde 10 kaydedebildiğimi görünce hedefi realist tutmayı öğrendim. sabit giderlerin toplamı maaşın yüzde 60'ını geçiyorsa yüzde 15'lik birikim bile başarı sayılmalı. ayrıca üç aylık acil durum fonu ayırmadan yatırıma geçmemek gerek.
  5. sosyal medyada dolaşıp duran yüzde 50 kuralı çoğu kişi için sadece uzak bir hayal. aylık gelirin, kira, fatura ve yemeğe gittikten sonra kenara bakıyorsun aylık yüzdelik birkaç puan elde tuttuysa ne mutlu. şahsen bir süre yüzde 20 birikimi tutmaya çalıştım sıkıntılı aylarda kaçırdım, anladım ki takmadığım aylardaki artış sağdan soldan temin edilmiyor.

    şu benim kanaatim: kişinin eline geçeni bloke edercesine önce finansa değil yaşamaya payı feda etmeyecek plan ihtiyacı var. gıdada, ulaşımda küçük kesinti, boş abonelik iptali derken yüzde 10-15 arası daha tutulabilir bir seviye. kendime koyduğum net marj yüzde 30 hedefi ise ancak kaynakta olduğunda ulaşacak bir hedefti; gerçekte aylık gelire göre yüzde 15 seviyesinde istikrarlı bir yürüyüş denk. belki tasarrufun kendisi daha başlangıç olarak pek hoş durmuyor ama bileşik faiz kavramı kendisini o tek yüzdeyle uzun vadede gösteriyor. önemli olan bir tane düzenli birikim haddini yakalamak, yahut başka gelir peşinde koşmak lazım çünkü aynı yüzde sınırda.
  6. bu soruya net yanit yok; sosyal medyadaki 'tasarruf edemiyorsan basarisizsin' cilginligi. millet bir de 'ilk on yilda evini almissin' gibi dükkandan gelme masallar üretmesin. kira, cafca harçlık ve geçim derdi varken ay'da %10 ayrişmak başarıdır.

    ben %30 hedefi koyuyorum ama her seferinde ulaşamıyorum; ay sonu gitmis gelmis 10-15. esas önemli olan ayrişma oranı degil, yatırım hesabının gençken isledigi dönem. fena niyetle başlasan sonunda bir alışveriş te yapmanın mutluluğu ile birleşiyor.
  7. maaşın yüzde 20'sini kenara atmak kulağa hoş geliyor ama kira ve marketi ödeyince bazen yüzde 5 bile başarı sayılıyor, önemli olan oran değil her ay düzenli kalanı aktarmak.
  8. bu sorunun tek bir cevabı yok ama kira ve faturalar düşünce elinde kalanla ancak yüzde 10-15 arası biriktirebiliyorsan iyisin, yüzde 30 artıran da var tabii kişisel durum meselesi.
  9. ilk yıllarda maaşın hepsi gidince erteledim, sonra zorundaymış gibi hedef koydum: önce %10, sonra %20. otomatik talimatla bozdurmadığımda savruluyor; ay sonu artan paraya güvenmek hayal. hedefin yüksekliği kadar düzenli olması kritik.
  10. bu sorunun cevabı maaşın rakdıbına değil, sabit giderlerinin esnekliğine göre değişiyor. kimi evlerde gelirin yüzde kırkı rahatça biriktirilebilirken, kimi düzemde yüzde onun yakalanması bile bir zafer. mühim olan oranı yüksek tutmaya zorlanmak yerine kesinti oranını en az aylık olarak rutine oturtabilmek: her maaş yattığında, bütçeyi kemirmeden gerçekçi bir tutar otomatik olarak yatırım hesabına aktarılmalı.

    ben kendi tecrübemde, hedefi ulaşılamayacak kadar yükseğe koyduğum aylarda motivasyonun çöktüğünü gördüm. küçük ama her ay sabit giden bir tutar, tek seferlik büyük ama dengesiz biriktirmelerden uzun vadede daha sağlam bir taban oluşturuyor. sistematik bir plan, irade gücüne mahkum olan bir plandan iyidir.