-
kirada tek başına yaşayan biri için %20 genelde acı veriyor, eşyalı evde iki kişi olunca %30-35 rahat kalıyor. yüzdelik tartışmasından çok kesintisiz biriktirmeye odaklanmak, ay sonu ne biriktiyse onunla devam etmek daha gerçekçi.
-
yüzde 20 lafı kulağa hoş geliyor ama istanbul kirası ve kredi kartı taksitleri bunu ciddi şekilde tıraşlıyor. benim gözlemime göre en gerçekçisi ilk aydan yüzde 10'u otomatik talimatla kesmek, çünkü kalan paraya insan çabuk adapte oluyor. zamanla maaş arttıkça bunu yüzde 15'e çıkardım, bozdurmamak için ayrı bir hesap açtım ve dokunmuyorum. acı tecrübe diyebiğim kısım: biriktirdiğimi harcamak için bahane bulmak çok kolay, o hesaba bakmamak en iyi stratejiymiş.
-
şablon cevap yüzde yirmi, ama ev kirası olan biriyle aile evinde kalan aynı oranla hayatta kalamaz. oranı kendi sabit giderinize göre koyun, önemli olan tutarın istikrarlı biçimde aylık otomatik yatırıma gitmesi.
-
naçizane görüşüm yüzde yirmi: bu oran nefsi zorlar ama açlıktan da öldürmez. ben ilk başladığımda yüzde onla bile zorlanıyordum, bütçe sistemine geçtigimde ise yüzde otuzu görebildim.
-
maaş yattıktan hemen sonra kenara attığın yüzde otuz, son gün kalan paradan daha tasarruflu bir ömür sunar.
-
bu işin doğrusu şu: ne kadarını değil, ne kadarını biriktiremediğini hesaplamak lazım. sabit giderler çıktıktan sonra geriye kalanın en az %20'sini ayırmak makul görünüyor ama kira çıkan bir maaşta %10 bile başarı.
ben yıllardır maaşımın %15'ini otomatik talimata bağlıyorum, artanı da kenara atıyorum. önemli olan oran değil süreklilik.