-
mevduat faizi enflasyon yarışında kağıt üstünde faiz önde görünüyor ama vergi ve stopaj sonrası elde kalan reel getiri çoğu zaman sıfıra yakın. bu yarışta kazanan belli: bankalar ve vergi dairesi.
-
yıllık enflasyon %38'ken faizi %45'ten bağlayınca matematiksel olarak kazanıyorsun ama alım gücü hâlâ tartışmalı, çünkü resmi enflasyonla kasada hissettiğin enflasyon aynı şey değil. o yüzden faizi enflasyonun üstüne koyduğunda sevinmek yerine bir de sepete bakmak lazım.
-
mevduat faizi ile enflasyon yarışı
geçen sene %45 faizle bağladığım parayı enflasyon %60'ken izlemek acı vericiydi, reel getiri eksideydi yani.
bu tarz hesaplarda nominal faize değil reel faize bakmak lazım, yoksa kendini kârlı sanırsın.
-
nominal milli gelir büyümesini şödiyorsun hem de stopajıyla beraber. yıllık kinmin faizi %50 olsun, enflasyon da %60. ekrandaki yüzde 50 tatmin ediyor ama satın alma gücünü koruyan para faiz sonrası eline geçen reel net. vade günlerinde bekleme gel gelelim vade dönemi arada enflasyona göre ezildiğini de not düşelim.
yine de en güvenli liman mevduat. bunu bir dir ara kağıt olarak görmek rahatlatıyor; portföyü büyük resimdeki fırsata kadarsak kenarda tutuyorsun. tansiyonu yükseltmek isteyen için güzel bir nakit; veysel bunu birinin hesabı, devlet güvencesi içinde hem, bizi rahatlattığı bir noktada. acı tecrübe: geçmişte bir dönem %23'le çift yıllık bağladım, sonra enflasyon patladı; o günden beri oranı sadece rakam değil satın alma gücüyle okuyorum.
-
büyük laf tartışmada herkes haklı, benim gözlemim net: kağıt üstünde nominal faiz bazı dönemler enflasyona yaklaşıp geçmiş gibi görünüyor ama net getiri konusunda her zaman fark çıkıyor. özellikle enflasyonun anlık olduğu aylarda mevduat makul korur gibi gelirken bir de vergi ve stopaj kesintisi çıkınca elindeki getiri budanıyor. ben portföyümün bir kısmını mevduatta tutmaktan yanayım ama hayat birikiminin karşı olduğunu söylemek zor.
daha gerçekçi olmak gerekirse son bir yılda vadesine göre fark etmesine rağmen, reel getiriyi sıfırın bir tık içinde tutabilir ancak. uzun soluklu hedefler için zamanlı olarak 1-1.4 arasında bir dönüşe katlanmak gerekiyor. bu tarz dönüşte kısa vade ya da günlük faizde tutup enflasyonun gölgesinden kaçınmak isteyene de kolay tavsiye yok.
-
nominal faize bakınca 'yendim' diyen çok, ama beyan edilen enflasyondan bile gerçek getiriyi arındırınca tabloya pek yenmiş görünmüyor. benim tecrübem stopaj sonrası faizin enflasyonu anca nostaljik ölçüde geçtiği yönünde, hâlâ kafam karışık.
-
nominal faizle mutlu olmak kolay da, asıl soru reel getiri. geçen ay mevduatım %45 faiz getirdi ama aynı dönemde enflasyon beklentisi %50 civarındaydı, yani kâğıt üstünde kâr ederken satın alma gücüm eridi. o yüzden faiz oranını görünce sevinmeden önce açıp enflasyon verisine bakıyorum. portföyün bir kısmını mevduatta tutmak likidite için mantıklı ama tek başına yatırım stratejisi değil.
-
faiz %45 enflasyon %60 ken mevduatçı reel olarak hâlâ kaybediyor, hesapta büyüyen para markette erimeye devam ediyor. her ay getirinin bir kısmını harcamaya alışmak lazım, yoksa o rakam sizi yanıltır.
-
nominal faize bakıp sevinmek klasiktir, ben de bir ara öyle yaptım. gerçek getiri = faiz - enflasyon denkleminde son yıllarda sürekli eksi durumdayız, vadeli mevduat aslında sadece kaybı yavaşlatıyor. yine de risksiz ve likit bir yastık olarak bir kısmını burada tutuyorum, portföyün tamdıbını değil.
-
hesapta %45 faiz görünce seviniyorsun da enflasyon %60'sa aslında her ay fakirleşiyorsun. benim yıllık reel getirim eksi çıktığında anladım ki nominal faiz avutmaktan başka bir şey değil.