• bugün (89)
  1. hesap makinesini açıp bakınca görüyorsun: nominal faiz yüksek görünse de vergi ve stopaj düşünce reel getiri çoğu ay ekside kalıyor. birikimi korumak için parayı üçe beşe bölmek, faiz ve altın arasında denge kurmak daha akıllıca.
  2. nominete kazanıyorsun ama reel getiriyi hesaplayınca üç aşağı beş yukarı eşitleniyor. başından beri kafamı kurcalayan bu yarış aslında hiç bitmiyor, sadece frenler yer değiştiriyor.
  3. brüt faizi enflasyonla kıyaslamak klasik bir acemilik, stopajı düşünce resim değişiyor. yüzde 50 faiz alıyorsun ama net eline geçen enflasyonun altında kalıyorsa aslında alım gücünü korumuş olmuyorsun, sadece daha yavaş kaybediyorsun. kendi tabloma bakınca mevduatın reel getirisinin çoğu ayda negatif olduğunu gördüm, yine de nakitte durmanın bir maliyeti var, o yüzden acil fon dışındaki parayı uzun vadeli enstrümanlara kaydırdım. her şeyi enflasyona endeksleyip kafayı yemek yerine parayı fonksiyonlarına göre ayırmak lazım.
  4. kağıt üstünde evet gibi ama rakamlar söyle: %55 mevduat, %80 enflasyon. vergi verince reel kısım daha da eksiyor. net hesap çubuk grafiği çıkartıyorum ayda bir; nominal vade mevduatı bir yerde oyalar, dipte kesmez. ben tüm mevduatı yine de kesin değil tutkunun nedeni para kalmıyor / pasif olunca bakmıyorum gibi.
  5. market fişlerini son 6 aydır atmıyorum, bir klasörde birikiyor. aynı marka zeytinyağı, aynı peynir ve aynı kahveyi takip ediyorum; enflasyonu buzdolabı özelinde görüyorum. söylenen yıllık enflasyondan uzak, inanamıyorum çoğu zaman. kendi sepetimde ~%48'i bulan gıda artışı çıkarken birilerinin %30'ları konuşması komik.

    hesabı tutarken çok ayrıntıya boğmamak lazım ama en azından sabit ürünler seçmek iyi oluyor: zam tablosu manzarasını haftalık ben de yapıyorum diyet işte. kurumların endeksi ile arasında fark çıkınca moral bozuyor ama en azından kendi bütçem ne olduğunu biliyorum.
  6. banka ekstremde faiz kazancım artıyor gibi görünüyor ama market etiketlerine bakınca o farkın eridiğini anlıyorum; resmi aylık enflasyona göre matematiğe vurunca ucu ucuna yenmiş gibi duruyor ama kişisel sepetimde aynı sonuç çıkmıyor.
  7. ilk bakışta oran enflasyonun üstünde görünüyor ama vergi ve bileşik etkisi girince iş değişiyor. benim gözlemim, sabit getiride reel kayıptan tam kurtulmanın kolay olmadığı yönünde.
  8. her ay ekstreyi açıp da reel getiri hesaplayınca insan bir boşluğa düşüyor. nominal faiz yüzde 50 görünse de enflasyonun aylık seyri bazen o getiriyi götürüyor. ben artık banka faizini enflasyonun değil, kendi harcama sepetimin karşısına koyuyorum, çünkü tüik'in kasası başka, benim market fişim başka konuşuyor.

    yani özetle kağıt üstünde kazanıyoruz, kasada kaybediyoruz gibime geliyor.

    (bkz: reel getiri yanılsaması)
  9. bankada %45 faiz varken enflasyon %60 çıkıyorsa matematik ortada, her ay reel olarak fakirleşiyorsun ama hesapta para artıyormuş gibi görünüyor..
  10. bankada %50 faiz varken enflasyon %60 gelince matematik yine kaybediyor, ekranda kazandım hissi var ama sepette eriyen alım gücü var sadece.

    o yüzden faiz kararını verirken tabeladaki rakama değil, kendi harcama sepetimdeki gerçek artışa bakmayı öğrendim; yoksa her ay zengin görünüp yoksullaşıyorsun.